12. Ceza Dairesi 2017/5848 E. , 2020/4972 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar ..., ... ve ...’nun beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
...Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 15/03/1980 tarih ve 11829 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenen, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 18/0/1985 tarih ve 1281 sayılı kararı ile koruma grubu II olarak belirlenen 671 ada 26 ve 27 parsellerin tevhidinden oluşan, İstanbul ili, Şişli ilçesi, Halaskargazi Mahallesinde bulunan, 65 pafta 671 ada 60 Parselde yer alan yapıda, sanıklar...ve ...’ın bodrum kat 1 nolu bağımsız bölüm, zemin kat asma katlı 2 nolu bağımsız bölümün maliki oldukları, taşınmazı 05/03/2008 tarihinde edindikleri ve taşınmaza ait tapu kaydında, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna ilişkin 18/02/1985 tarihli şerh bulunduğu, bu nedenle tapu maliki olan her iki sanığın da, taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olduğundan haberdar olduğu, sanıklar tarafından dosya içerisinde bulunan 10/07/2012 tarihli kira sözleşmesi ile bu taşınmazın, 3 katlı mağaza niteliği ile ...Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kiralandığı, kira sözleşmesinin içeriğinde, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair herhangi bir bilginin yer almadığı, dosya içerisinde bulunan imza sirküleri, firma sicil bilgileri ve Ticaret Sicil Gazetesi ilan evrakları ile, kiracı olan şirketin, ortakları, yetkilisi ve müdürü oldukları anlaşılan sanıklar ... ve ...’nun taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini ileri sürdükleri, taşınmaz maliklerinin de beyanlarında, sanıklar Serdar ve Erkan tarafından yapılacak olan tadilata ilişkin kendilerine bilgi verildiğini, ancak kendilerine buranın korunması gerekli kültür varlığı olduğuna ilişkin bir ikazda bulunmadıklarını belirterek bu hususu doğruladıkları, sanık ...’nın şirket ortağı veya müdürü olmadığı, sınırlı yetkili olarak göründüğü, aşamalardaki beyanlarında ithalat işlemlerinden sorumlu yetkili olduğunu, ithalat işlemleri dışındaki işlemlerden herhangi bir sorumluluğu olmadığını ileri sürdüğü, sanıklar Serdar ve Erkan’ın da beyanlarında bu hususu doğruladığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ...’in beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Yukarıda izah edilen bilgiler ışığında, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi ek raporu ile; dava konusu taşınmaza ilişkin onaylı ana projenin mahalline uygulandığı, bilirkişi tarafından bir takım eylemlerin onaylı projeye uygun hale getirildiği tespit edilmiş ise de; raporun son kısmında izah edildiği üzere, iddianame konusu eylemlerden dava konusu dükkanın zemin ve asma katlarının dış cephelerindeki yüzey kaplama malzeme değişiklikleri ile dükkanın zemin kat ve asma katlarının iç mekanlarındaki elektrik tesisatları, zemin kaplamaları, alçı, boya ve dekorasyon işlemlerinin onaylı projeye uygun hale getirildiğine dair bir tespit olmadığı ve basit onarım kapsamında kaldığının belirtildiği, 2863 sayılı Kanun kapsamında, bizatihi kendisi tescilli olan, yani korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyan bir taşınmazın ister içinde ister dışında gerçekleştirilecek olan eylemler için izin alınmasının zorunlu olduğu, bu durumda somut olayda, hem dış cephede hem de iç mekanlarda gerçekleştirilip basit onarım kapsamında kalan, 16/01/2015 tarihli rapor ile korunması gerekli yapıya zarar vermediği tespit edilen ve ek rapor ile de onaylı projeye uygun hale getirilmediği tespit edilen bu eylemler açısından alınan herhangi bir izin alınmadığı anlaşıldığından, ve bu binanın tescilli bina olduğunu kiracılara bildirmedikleri dava konusu taşınmazın bağlı bulunduğu belediye bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, KUDEB bulunması halinde 65/4, KUDEB yok ise 65/1. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.