10. Hukuk Dairesi 2017/2285 E. , 2019/5113 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptali ve borcun olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı avukatı tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, eşinden ölüm aylığı aldığını, babası üzerinden de bağlanan ölüm aylığının daha sonra davalı Kurum tarafından kesildiğini belirterek, kurum işleminin iptali, çift ölüm aylığı alabileceğinin tespitini, kesintinin durdurulması ile yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, kurum işlemi yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI:
“Davanın REDDİNE,” dair hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“ ... İş Mahkemesinin ... esas 2016/464 karar sayılı kararının vakıa ve hukuki değerlendirmeler bakımından usül ve esas yönünden yasaya uygun olması nedeniyle davacı Vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, 24.05.2013 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 11.01.1998 günü ölen 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de 01.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı daha sonra, davacı sigortalının gelir araştırması sonucu bağlanan ölüm aylığının bağlandığı tarih itibariyle davacının gelirinin yüksek olması nedeniyle iptal edildiği ve davacıya yersiz aylık nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının babadan dolayı hak sahipliği sıfatı, 24.05.2013 tarihinde kocanın ölümüyle kazanıldığından hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükteki mevzuat gereği, davanın yasal dayanağı olan ve 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren, “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi hükmü ile bölge adliye mahkemesince verilen, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hüküm isabetli ise de, kararların “Gerekçe“ bölümünde davanın yasal dayanağı olarak 5510 sayılı yasanın 54. maddesinin esas alınması gerekirken, 1479 sayılı yasanın 45. maddesinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince verilen kararların “gerekçe” bölümünde davanın yasal dayanağının ”1479 sayılı Yasanın 45. maddesi” olduğuna dair ibarenin silinerek yerine “5510 sayılı Yasanın 54. maddesi” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin BAM’ne gönderilmesine 18.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.