
Esas No: 2018/1578
Karar No: 2018/2088
Karar Tarihi: 05.03.2018
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/1578 Esas 2018/2088 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve elatmanın önlenmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı tarafça açılan ve davacı tarafça açılan dava dosyası ile önce birleştirilip sonra tefrik edilen davaya bakan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesini yargı yeri olarak belirleyen Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2017 günlü ve 2017/544 E. 2017/2175 K. sayılı ilamı ile giderilmiştir.
Dava, yargı yeri olarak belirlenen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülmüş ve 17.10.2017 gün ve 2015/826 E. 2017/952 K. sayılı karar ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu karara karşı, taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK"nun 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, eş söyleyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; iki mahkeme arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı, yargı yerini belirleyen Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin kararıyla giderilmiştir. Diğer bir anlatımla, davada Yargıtay’ın bir temyiz denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, 17.10.2017 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi “ İstinaf “ olup, görevli merciinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.