10. Hukuk Dairesi 2018/7325 E. , 2019/5039 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.04.2011-15.06.2012 döneminde Fatma İlhan Aile Sağlığı Merkezi adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden adına kısmi bildirim bulunan davacının, 19.06.2006-15.06.2012 tarihleri arasında davalı ... Bakanlığına bağlı Dörtyol 3 nolu Sağlık Ocağı (Fatma İlhan Aile Sağlığı Merkezi) işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, Mahkemece Davacının 31.08.2005-12.12.2010 tarihleri arasında, 3 nolu sağlık ocağında (Halen Fatma İlhan Aile Sağlığı Merkezi) Sağlık Bakanlığı bünyesinde,13.12.2010-20.04.2011 tarihleri arasında 3 nolu sağlık ocağında (Halen Fatma İlhan Aile Sağlığı Merkezi) Sağlık Bakanlığı, Aile hekimi ..., Aile hekimi ..., Aile hekimi ... bünyesinde kesintisiz ve fiilen çalıştığının tespitine, 21.04.2011-15.06.2012 tarihleri arasında davacının davalı işverenler nezdinde bir çalışması olmadığının tespitine ve bu dönem aralığına ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
1-01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26"ncı maddesinde, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla hukuk yargılamasına "istemle bağlılık" ilkesi egemen kılınmıştır. Somut olayda davacı 19.6.2006 tarihinden itibaren davalılar nezdinde çalışmaya başladığını beyanla,bu tarih itibarıyla sigortalılığın tespiti talebinde bulunmasına karşın Mahkemece 31.8.2005 tarihinden itibaren tespite karar verilerek talebin aşılması hatalıdır.
2-Diğer yandan, davacının 21.4.2011-15.6.2012 tarihleri arasında Fatma İlhan Aile Sağlığı Merkezi işyerinde geçen ve kayıt altına alınmış olan çalışmaların tespitinde hukuki yarar bulunmadığı gözetilmemesi de hatalı olup, 21.4.2011-15.6.2012 devresinde bildirilmeyen sürelerde de çalışmanın mevcut olup olmadığının irdelenmesi gerekir.
3-Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından Hatay ilinde 13.12.2010 tarihinden itibaren Aile Hekimliği uygulamasına geçildiğinin bildirilmiş olması karşısında, 13.12.2010 tarihinden sonraki sürelerde Sağlık Bakanlığı aleyhine tespit kararı verilmiş olması da yerinde değildir.
4- İşyerinin Sağlık Ocağı olarak faaliyet gösterdiği dönemdeki çalışma iddiası ile ilgili olarak kendisini kimin işe aldığının, ücretinin kim tarafından ve ne şekilde ödendiğinin, ne kadar ücret aldığının davacıya açıklattırılarak, davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarih ve çalışma süresi net olarak belirlenmeli, Dörtyol 3 nolu Sağlık Ocağında kadrolu olarak çalıştığı bildirilen ... çalışırken aynı anda davacının da hizmetli sıfatıyla çalışıp çalışmadığı da araştırılıp çalışma olgusu açıkça belirlenmelidir.
5- 5510 sayılı Kanun’un 12’inci maddesi ile “işveren; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” olarak tanımlandığı, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur. Bu nedenle Mustafa Tellioğlunun davada davalı olarak yeralması gerektiği gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında ihbar olunan olarak kaydedilmiş olması da hatalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan ..., ... ve ..."e iadesine, 17.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.