Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/8555
Karar No: 2016/5457
Karar Tarihi: 23.06.2016

Kasten yaralama - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/8555 Esas 2016/5457 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada sanık, bir alacak meselesi nedeniyle yakınanı bıçaklamakla suçlanmaktadır. Yakınanın ve sanığın beyanları arasında çelişkiler bulunmaktadır. Mahkeme, gerekli soruşturma yapılmadan eksik gerekçeyle hüküm verildiğini belirterek kararı bozmuştur. Ayrıca, sanığın cezasının infazı tamamlanıncaya kadar haklarından mahrum bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin kararı gereği bu karar iptal edilmiştir. Son olarak, zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınamayacağı belirtilmiştir. Kanun maddeleri olarak TCK'nın 53/1-a-b-c-d-e, TCK'nın 53/3, CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı yasa'nın 13 ve 8/1. maddeleri gösterilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2015/8555 E.  ,  2016/5457 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; 16/10/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yargılanacak her uyuşmazlık da; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Sübut maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup konusuna sonuç çıkarılır. Maddi durum tesbiti hukuki durumun tespitidir. Olayın faillerinin kim olduğu ve bunları ceza hukuki karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesiyle mümkündür.

Olay ise deliller ile öğrenilebilinir.

Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştırılacak araç ise delillerdir.

Deliller; Sanık açıklaması, tanık açıklamaları, bunların dışında açıklamalar, kolluk, Savcı, Hakim tutanakları, Ses vs. gibi ayrıma tabi tutulabilinir. Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakim lehe ve aleyhe delilleri araştırıp, tam bir inançla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış olarak sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Hükümde varsayıma dayalı kuşkulu kalan hususlar olmamalıdır. Maddi gerçeği olayın bir bütünü ve parçasını temsil eden kanıtlardan ortaya çıkarılması gerekir. Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza mahkemesinin amacına kesinlikle aykırıdır. Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Eylem ve eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için önce işlenip işlenmediğinin çözümü ile başlanır. Bu da kanıtların yorumu ile cevaplanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını yorum ile nasıl kanıya ulaştığını denetlenebilir olarak kararın gerekçesinde göstermek zorundadır.

Bu açıklama ışığında somut olaya gelince;

1-Yakınan 21.02.2011 tarihli şikayet dilekçesinde; aralarında alacak verecek meselesinin bulunmadığı sanığın iş yerine gelerek kendisinden 1500.-TL parayı tehdit yoluyla istediğini, vermemesi üzerine kendisini bıçakla yaraladığını,

Yakınanın alınan 21.02.2011 tarihli kolluk beyanında; sanığın daha önce yanında çalıştığını, ancak 9 ay önce işten çıkardığını ve tüm alacağını ödemesine rağmen sanığın kendisinden tehditle para istediğini, vermemesi üzerine de bıçakla yaraladığını,

Yakınan Mahkemedeki 19.07.2011 tarihli beyanında ise; sanığın yanında 2 ay kadar çalıştığını, parasını ödediğini borcunun olmadığını, buna rağmen kendisinden tehditle para istediğini, vermeyince de yaraladığını beyan ettiği,

Sanık 18.11.2011 tarihli savunmasında; mahiyetini açıklayamayacağı bir işten dolayı yakınandan 2500.-TL alacaklı olduğunu, alacağını da peyder pey aldığını ancak mağduru bıçaklamadığını ve iş yerine gitmediğini savunması karşısında, yakınan 20.12.2011 tarihli mahkeme huzurunda alınan ikinci beyanında; sanığın doğruları söylediğini, sanığa borçlu olduğunu ve borcunu da ödediğini, sanığın kendisini yaralamadığını beyan etmesi karşısında,

Öncelikle taraflar arasındaki hukuken korunan bir alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı duraksamasız saptanmadan, tamamı sözlü anlatımdan oluşan aşamalarda birbiri ile çelişen taraf anlatımlarından hangisine ne gerekçeyle üstünlük tanındığı açıklanmadan vicdanı kanı ilkesine uygun gerekçelendirilebilinir ve temyiz mercii tarafından denetlenmesi mümkün sonuca nasıl ulaşıldığı da gösterilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK"nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK"nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK"nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,

3-TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK"nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 23.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi