Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/6197
Karar No: 2018/116
Karar Tarihi: 22.01.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/6197 Esas 2018/116 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2017/6197 E.  ,  2018/116 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 311 ada 55 parsel sayılı 2077 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bağ vasfıyla dava dışı ... adına tespit ve tescil edilmiş, davacı tarafından taşınmaz 1994 yılında satın alınmıştır. Davacı ... kadastro tespiti sırasında taşınmazın 166 metrekarelik kısmının davalı ... adına yazıldığı iddiası ile tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan dava husumet yokluğundan, ...’ye karşı açılan dava da hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, Saray (Tekirdağ) Sulh Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil talebiyle dava açmış olup; mahkemece verilen görevsizlik kararının Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince dava mülkiyet iddiasına yönelik tapu iptali ve tescili davası olarak değerlendirilip hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime ait (HMK madde 33). olduğu halde mahkemece davacıya dilekçesi açıklattırılıp, dayanak belge ve iddianın sürülüş biçimine göre davanın niteliği belirlenmeden davanın mülkiyete ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu kabul edilmiştir. Nitekim davacı da temyiz dilekçesi ile kadastro tespitine değil, 19.11.2012 tarihli kadastro düzeltme işlemine karşı dava açtığını belirtmiş, inceleme sırasında dosya arasına getirtilen evraklardan da dava konusu 311 ada 55 parselde Kadastro Kanunu"nun 41. maddesi kapsamında düzeltme işlemi yapıldığı, taşınmazın yüzölçümünün 2077 metrekareden 1.911,29 metrekareye düştüğü, Kadastro Müdürlüğünün 19.11.2012 tarihli düzeltme kararının davacıya 28.11.2012 tarihinde tebliğ olduğu ve davacının 30 günlük süre içerisinde 18.12.2012 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı her ne kadar kadastro tespiti sırasında taşınmazın 166 metrekarelik bölümünün davalı ... adına tespit edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmış ise de dava dilekçesinde anlatılan olaylara, dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına ve taşınmazın krokisine göre; çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün daha evvel 2077 metrekare olduğu, alan düzeltilmesi sonucunda yüzölçümünün 1.911,29 metrekareye düştüğü yani taşınmazın yüzölçümünün 165.71 metrekare azaldığı, davacının dava dilekçesinde taşınmazdaki 166 metrekarelik eksilmenin davalı ...’nin taşınmazına dahil edildiğini beyan ettiği bir bütün halde değerlendirildiğinde davanın Kadastro Kanunu"nun 41. maddesi kapsamında yüzölçüm düzeltilmesine itiraz davası olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Sulh Hukuk Mahkemesinde davacı tarafından süresi içerisinde açıldığı ve görev hususunun yargılamanın her safhasında re"sen gözetilmesi gereken husus olduğu dikkate alınarak mahkemece görevsizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi