22. Hukuk Dairesi 2017/10935 E. , 2018/7198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini beyan ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının ve davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına esas alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi hükmüne göre, yürürlükte bırakılan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinde, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir.
Davacı, ücret alacaklarının eksik ödendiğini ve rızası dışında yıllık izne çıkarıldığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından 18.06.2013 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini iddia ederken, davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda kıdem tazminatı ve eksik ödenen aylık ücret alacak taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacının iş yerinde fiilen çalıştığı sürenin 1 yıldan az olması nedeni ile yasada aranan 1 yıllık kıdem süresi koşulu bulunmadığından kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir. Davacının, 2010 yılı ekim ayında rızası alınarak ücretsiz izin kullandığı, 2015 yılı şubat, mart ve nisan aylarında yeniden çalışmaya başladığı, ancak kalan diğer aylarda da yine muvafakati olmadığı halde ücretsiz izne çıkarıldığı sabittir. Bu doğrultuda işverence sunulan kayıtlar ve işverenin SGK ya bildirdiği kayıtlara göre; davacının 05.04.2012-18.6.2013 tarihleri arasında, rızası ile 2012 Ekim ayında kullandığı ücretsiz izin süresinin dışlanması ile toplam hizmet süresinin 1 yıldan fazla olduğu, yine davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunması karşısında kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı işçinin fazla mesai ücretine ve hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, davalı işyerinde haftada yedi gün günlük 12 saat çalışma ve bir saat ara dinlenme ile günlük 3.5 saat fazla mesai yaptığı, yine tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Taraf tanık beyanları ile ara dinlenmenin bir buçuk saat olarak mahsubu gerektiği ve özellikle aynı işyerine ilişkin incelenmiş olan Kapatılan 7.Hukuk Dairesi 2015/1752 esas sayılı dosya içeriği ile kabulüne göre işyerindeki haftalık çalışma sisteminin, haftalık altı gün çalışma ile günlük üç saat fazla mesai yapıldığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Aynı şekilde hafta tatili alacaklarınında tüm ay için değil ayda 2 hafta tatili için hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.