Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/6640
Karar No: 2020/4788
Karar Tarihi: 05.10.2020

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/6640 Esas 2020/4788 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2019/6640 E.  ,  2020/4788 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : 1-Sanık ... ile sanık ...
    hakkında; beraat
    2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2- 4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
    Temyiz Edenler : Sanık ... müdafii, katılan vekili

    Taksirle yaralama suçundan sanıklar ... ve ...’in beraatine, sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Sanıklardan ...’ın... isimli işletmede üretim müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, katılan işçinin 19.01.2015 tarihinde fabrikanın milföy paketleme bölümünde çalışmaya başladığı, olay tarihinde akşam vardiyasında çalışan katılanın, çalıştığı hamur paketleme makinesinin taşıyıcı döner bant kısmına yapışan hamurları bantlar yürür iken eldivenli olarak temizlediği sırada, sol elinin dakikada 20 devir hızı ile dönen hamur bandının silindirine sıkıştırdığı ve sol el 2. parmağında birinci derece kırık oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; sanık ...’in fabrika müdürü olduğu, sanık ...’in ise iş güvenliği uzmanı olarak görev yaptığı, lise mezunu olan sanığın olayın meydana geldiği hamur paketleme makinesinde bulunması gereken acil durum butonu veya gergi teli yapılması hususlarındaki eksikliği bilmesinin mümkün olmadığı, makinenin kullanma ve temizleme talimatı doğrultusunda katılan işçiye makineyi temizleme talimatı verdiği, kaldı ki temizleme işinin üretim işinin bir parçası olduğu hususları dikkate alındığında, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamakla;
    Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın kusurlu olduğu yönündeki 06.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2- Sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    Sanık ...’in... isimli işletmede sözleşmeli iş güvenliği uzmanı olarak, yarı zamanlı çalıştığı, haftada bir gün fabrikaya gelmek suretiyle çalışanlara iş güvenliği eğitimi verdiği, iş güvenliği uzmanı sanık ... tarafından 26.01.2015 ve 13.02.2015 tarihlerinde “iş sağlığı ve güvenliği temel eğitimi, yangın eğitimi ve yapılan işle ilgili mesleki riskler” konusunda verilen eğitime katılan işçinin de iştirak ettiği, 19-29 Ocak 2015 tarihlerinde vardiya amirleri tarafından katılana makinelerin çalışması ve riskler konusunda oryantasyon eğitimi verildiği, iş kazasının gerçekleştiği bölümde asılı bulunan “Milföy Hattı Kullanım Talimatı” içeriğinde yer alan “temizlik” bölümü açıklamalarında "teleskobik" ekrandan temizlik butonu seçilir. Temizlik modunda teleskobikler hiçbir şekilde çalışmaz, sadece bantlar yürür” ifadesi yer alırken “güvenlik” bölümü açıklamalarında “asla çalışan makineyi temizlemeye kalkmayın, açıkta döner aksamlara elinizi kesinlikle sokmayınız” ifadelerinin yer aldığı, 06.11.2015 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, söz konusu kullanma talimatının işçilerin anlayabileceği şekilde açık olmadığı ve çelişkili olduğu, katılanın ve tanık olarak dinlenen ... adlı işçinin ifadelerinden anlaşıldığı üzere temizlik işleminin bantlar yavaş şekilde hareket ettiği esnada yapıldığı, banda enerji veren kumanda panosunun makinenin 10-12 metre uzağında olduğunun keşif esnasında tespit edildiği, bant üzerinde acil durdurma butonu veya acil durumlar için gergi telinin bulunmadığı hususlarının tespit edilmesi karşısında; iş güvenliği uzmanı sanık tarafından tüm bu hususlar ile ilgili olarak tehlike ve riskler , alınacak tedbirler konusunda aylık toplantı ve risk analizi yapılarak işverenin bilgilendirilmemesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
    Bozma ilamına uyulduğu takdirde; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK"nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen "taksirle yaralama" suçuna ilişkin olduğu, eylem için öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK"nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Basit yargılama usulü" düzenlenmesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK"nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi hususu;
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
    3-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK"nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen ""taksirle yaralama"" suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK"nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ""üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası"" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK"nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ""Basit Yargılama Usulü"" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ""Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir."" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun"un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ""01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz."" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; ""...kovuşturma evresine geçilmiş..."" ibaresinin, aynı bentte yer alan ""...basit yargılama usulü..."" yönünden Anayasa"ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun"un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ""mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir."" şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK"nın 7. maddesi ile CMK"nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ""Basit Yargılama Usulü"" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
    Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi