2. Hukuk Dairesi 2016/19615 E. , 2017/7526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 06.06.2016 gün ve 18887-11134 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talepleri yersizdir.
2- Mahkemece, davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında erkeğin ağır kusurlu, kadının az kusurlu olduğundan bahisle tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilmesine, iştirak nafakasına ve davalı kadın lehine maddi,manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Bu karar her iki tarafça temyiz edilmiş. Dairemizce yapılan inceleme neticesinde "İştirak nafakası, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve maddi tazminat az” olduğundan bahisle bozulmasına sair yönlerden hükmün onanmasına karar verilmiş ve bu karara karşı davacı erkek tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davalı kadına dava dilekçesi 12.08.2014 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat tebliğ edilmiş, davalı kadın 09.10.2014 tarihinde süresinden sonra cevap dilekçesi sunmuştur.
İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi " (1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Şüphesiz bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur. Bu dilekçelerden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Ön inceleme aşamasında, ancak karşı tarafın açık muvafakati (veya ön inceleme duruşmasına taraflardan birisinin mazeretsiz gelmemesi) durumunda iddia veya savunmaların genişletilmesi yahut değiştirilmesi kabul edilmiştir. ( Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarih, 2014/2-605 esas 2016/522 karar sayılı ilamı) Bu durumda; dava dilekçesinin davalıya 12.08.2014 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinden sonra süresi içerisinde cevap dilekçesi verilmediğinden savunmanın dayanağı olarak süresinde ileri sürülen bir delil (HMK m. 129/1-e) bulunmadığından yerel mahkemenin davalının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde iddia ettiği vakaları ve delilleri dikkate almasında yasal olarak imkan bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, süresinde cevap dilekçesi vermeyerek delillerini bildirmeyen davalı tarafın iddia ve savunmaları dikkate alınarak davacı erkeğe kusur yüklenmesi doğru görülmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece kabul edilen ve davalı kadın tarafından karar düzeltme talep edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın tamamen kusurludur. Durum böyleyken, davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre ve süresinde de talep bulunmadığı halde davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olmuş, ancak bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davacının bu yönlere ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüne; Dairemiz ilamının onamaya ilişkin bölümünün davacıya yüklenen kusur ile kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına münhasır olarak kaldırılmasına; yine bozmaya ilişkin bölümün yoksulluk nafakası ve maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, hükmün erkeğe yüklenen kusurlar ile kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönlerinden açıklanan sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple davacının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince KABULÜNE, Dairemizin 06.06.2016 tarihli ve 2015/18887 esas, 2016/11134 karar sayılı onama-bozma kararının erkeğe yüklenen kusurlar ile maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının, erkeğe yüklenen kusurlar ile kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davacının iştirak nafakasına ilişkin karar düzeltme isteğinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 15.06.2017 (Prş.)