16. Hukuk Dairesi 2016/14673 E. , 2019/9228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 318 ada 2, 319 ada 2, 322 ada 4, 380 ada 2, 425 ada 8, 426 ada 1 , 502 ada 15, 528 ada 5, 529 ada 3 parsel sayılı 1.096.95, 498.41, 1.155.51, 1.964.00, 225.06, 182.21, 309.19, 737,76 ve 1.096,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla annelerinden gelen hakka dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapusunun iptali ile davacılar adına 19.08.2013 tarihli veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazların, tarafların kök murisi olan dedeleri ...’dan geldiğini, yöntemine uygun bir taksimin yapılmadığını, annelerinin de miras payı bulunduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapunun iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Kadastro sırasında tespitler, zilyetlik nedeni ile davalı adına yapıldığı halde davalı, tapu kaydına dayanmış ve dava konusu edilen taşınmazlarda davacıların annesine kalan payların, kendisinin babası tarafından ... Noterliğinin 07.08.1963 tarih ve 571-37-67 sayılı vekaletnamesi ile satın alındığını; davacıların miras yoluyla gelen haklarının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, temyize konu taşınmazların kök muris ..."dan geldiği, davalının satın alma iddiasını ispatlayamadığı, tapu kayıtlarının kadastro tespiti sırasında uygulanmadığı, mirasçılar arasında taksim yapılmadığı, davacıların miras payı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın tarafların kök murisi olan ..."dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacıların annesi ...’nin babadan kalan miras payını kardeşi, aynı zamanda davalının babası olan Ahmet Yazıcı"ya satıp satmadığı noktasında
toplanmaktadır. Mahkemece, davalı tarafın dosyaya sunduğu tapu kayıtlarının hangi taşınmazlar için sunulduğu belirlenmemiş, bu tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilip revizyon görüp görmediği sorulmamış, davalının delil olarak dayandığı satışa ilişkin 1963 tarihli vekaletname araştırılmamış, yöntemince tapu kayıt uygulaması yapılarak temyize konu taşınmazların kaydın kapsamında kalıp kalmadıkları ve bu tapu kayıtlarında davacı tarafın payının bulunup bulunmadığı tespit edilmemiş, yerel bilirkişi ve tanıklara satın almaya ilişkin vekaletname sorulmamış ve böylelikle davalının dayandığı deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, tapu kayıtlarının hangi taşınmazlar için sunulduğu davalıya açıklattırılmalı, bu tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilerek revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüşlerse revizyon gördüğü taşınmazların tapu kayıtları ile tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri getirtilmeli, davalının dayandığı 1963 tarihli vekaletname dosya içerisine alındıktan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, nizalı taşınmazların davalının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadıkları, satıma konu olup olmadıkları sorularak saptanmaya çalışılmalı, davalının satın alma iddiasının ispatlanamaması halinde kök muris ... mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne zaman yapıldığı, dava konusu taşınmazların taksimen kime kaldığı ve taksimde diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmazların ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde zilyet edildiği hususları mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.