10. Ceza Dairesi 2019/1273 E. , 2019/3326 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığının, 20/03/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/683 esas, 2018/1487 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/04/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 20/05/2013 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 25/09/2014 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
Ancak sanığın tedbirin infazı sırasında 15/02/2015 tarihinde yapılan tahlil sonucuna göre uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak 10/04/2015 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Elazığ Çocuk Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2015/353 esas, 2016/518 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31/03/2017 tarihli ve 2017/94 esas, 2017/584 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleştiği,
2- Daha sonra aynı sanığın 27/12/2017 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 03/04/2018 tarihli iddianameyle TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/683 esas, 2018/1487 sayılı kararıyla, “sanık hakkında önceki suçtan verilen 25/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenmeden 26/09/2014 tarihinde Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve bu nedenle esasen ilk suçtan dolayı koşulları gerçekleşmeden dava açılmış olduğu, bu nedenle yargılama konusu olan ikinci suç bakımından da dava şartı bulunmadığı” gerekçesiyle “kamu davasının düşmesine” ve ayrıca “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa yöntemince tebliği ve kesinleşmesi halinde yöntemince infaz edilmesi, sonucuna göre sanık hakkında dava açılıp açılmayacağının tayin ve tespit edilmesi için dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, " Dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında, daha önce 20/05/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/09/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, akabinde sanığın erteleme süresi zarfında 15/02/2015 ve 17/02/2015 tarihlerinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı iddiası üzerine yapılan soruşturma sonucunda erteleme kararının kaldırılarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, adı geçen sanığın mahkûmiyetine dair Elazığ Çocuk Mahkemesinin 11/09/2018 tarihli ve 2016/311 esas, 2018/1104 sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31/03/2017 tarihli ve 2017/94 esas, 2017/584 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleştiği,
Sanığın bu kez kanun yararına bozma talebine konu olan 27/12/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/04/2018 tarihli ve 2018/6181 soruşturma, 2018/2154 esas, 2018/1593 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/683 esas, 2018/1487 sayılı kararı ile "sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK"nun 191/1 maddesinden açılan kamu davasının, dava şartı gerçekleşmediği..." gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine hükmedildiği anlaşılmış ise de;
6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 2. fıkrasında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği belirtilmiş, 5. fıkrasında “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” düzenlemelerinin yer aldığı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde, "... soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün bulunduğu,
Elazığ Çocuk Mahkemesinin 2015/353 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20/05/2013, iddianame tarihinin ise 10/04/2015 olduğu, kanun yararına bozma talebine konu olan yargılama konusu ikinci suçun ise iddianamenin tanzim tarihinden sonra 27/12/2017 tarihinde işlenmiş olduğu, bu haliyle kanun yararına bozma talebine konu Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/683 esas sayılı dosyasındaki suçun yeni bir suç olduğu ve Elazığ Çocuk Mahkemesinin 2015/353 esas sayılı dosyasında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, kanun yararına bozma talebine konu olan 27/12/2017 tarihli sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun"un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olacağı gözetilmeden, sanık hakkında davaya devam olunarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/683 esas, 2018/1487 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK’nın 191/6. maddesinde “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklinde düzenleme yer aldığı,
Somut olayda, sanık hakkında 20/05/2013 tarihli önceki suç bakımından verilmiş olan 25/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle 10/04/2015 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda da Elazığ Çocuk Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2015/353 esas, 2016/518 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, bu nedenle artık kanun yararına bozma talebine konu olan 27/12/2017 tarihli ikinci suç bakımından, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılma koşulunun oluştuğu,
Bununla birlikte, Mahkemece ikinci suça ilişkin yapılan yargılama esnasında, “ilk suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının, yargılama şartı yokluğu nedeniyle yasaya aykırı olduğu, ve bu nedenle ikinci suç bakımından da yargılama şartı bulunmadığı” kanaatine varılmış ise, ilk suçtan verilen hüküm istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak CMK’nın 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması için ihbarda bulunularak itiraz incelemesinin sonucunun beklenebileceği, yoksa kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün Mahkemece kendiliğinden yok sayılamayacağı anlaşıldığından, ikinci suçtan açılmış olan davaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “ilk suçtan verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararında dava şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle, davanın düşmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gibi,
Ayrıca, somut olayda, Mahkemece “kamu davasının düşmesine” karar verilerek, CMK’nın 223. maddesinde sayılıp davanın esasını çözen karar türlerinden “düşme” kararıyla yargılama sonlandırıldığı ve "düşme” kararının sonucu olarak sanığın bütün yükümlülüklerinin ortadan kalkması gerektiği halde, "düşme" kararı verildikten sonra ayrıca “önceki suçtan verilen dava açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun olarak kesinleştirilip infaz edildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında dava açılıp açılmayacağının tayin ve tespit edilmesi için dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilerek hüküm karıştırıldığından, kararın infaz kabiliyeti bulunmadığı, bu nedenle hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması da yasaya aykırı olduğundan ve hükmün karıştırılması halinde Mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının düşürülmesine dair Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/683 esas, 2018/1487 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 27.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.