17. Hukuk Dairesi 2016/10548 E. , 2019/6480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili; davalıların sürücüsü, sürücünün işvereni ve maliki olduğu aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının kafatası çökme kırıkları nedeniyle bitkisel hayata girecek şekilde özürlü sağlık kurulu raporuyla %99 oranında malul kaldığını, davalı sürücünün ceza davasında cezalandırıldığını, giderilmesi mümkün olmayan ağır acı ve elem duymakta olduklarını, geleceğe yönelik ağır maddi ve manevi zararlara uğradığını ve davacının daimi bakıma muhtaç olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş gücü kaybı ve bakım gideri olarak şimdilik 1,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 227.000,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili; Uzuner Tüketim Ürünleri Pazarlama adında bir şirket olmadığını, bu ismin davalı ...’e ait işyerinin adı olduğunu, davacının açıklama yapması gerektiğini, davalı araç malikinin sorumlu olmaması gerektiğinden husumet itirazında bulunduğunu, gerek yolun
trafiğe açılması nedeni ile araçların yol üzerinde olmaları, gerekse de Halk Pazarının seyyar satıcılarının sokaklara taşarak yolu daraltmak sureti ile trafiğin kapalı olduğunu görünce başkaca bir imkanı olmadığı için ağır ağır, kontrollü ve dikkatli bir biçimde geri geri gelmek sureti ile sokaktan çıkmaya çalışırken yayanın kusur ile dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu araca çarptığını ve kazanın meydana geldiğini, davacının ilgili kurumlarca bakıma muhtaç olduğu düşüncesi ile bakım yardımı dahi yapıldığını, kaza tarihinden itibaren davalılardan ..."in davacının her türlü ihtiyacını karşılayıp, maddi ve manevi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 162.045,46 TL maddi tazminat (maluliyet nedeni ile iş gücü kaybı zararı ile bakım giderinin) ile 65.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/04/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı ...’un kazadaki yaralanması nedeniyle, Zonguldak Devlet Hastanesi’nin 18.09.2007 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporu gereği davacının %99 oranında tüm vücut fonksyon kaybı olmasına göre sürekli bakıma muhtaç olduğunun ve bakıcı gideri ödemek zorunda kalacağının kabulü yerinde olmakla birlikte; bakıcı gideri olarak ödenecek bedelin net asgari ücret üzerinden belirlenmesine ilişkin hesaplama doğru değildir. Davacı ...’un bakıcı gideri için yapılacak hesaplamanın, kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden yapılması gerektiği dikkate alınarak bu konuda bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
2-6098 sayılı TBK."nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi
gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4- Davalılar vekili Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin İş Mahkemesi sıfatıyla ... E. sayılı dosyası ile dava konusu kaza ile ilgili olarak davalı ...’a karşı davacıya SGK tarafından ödenen maddi yardımın rücuen tahsili davası açıldığına yönelik savunmasına göre, mahkemece ilgili dosyanın iş kazası ve rücuya konu olmasına göre akibetinin ve neticesinin araştırılarak dosyanın tartışılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 21/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.