
Esas No: 2016/3705
Karar No: 2016/5256
Yağma - Tehdit - Tefecilik - 6136 sayılı Yasaya aykırılık - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2016/3705 Esas 2016/5256 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Tehdit, Tefecilik, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2014 ve 11/01/2015 tarihli tebliğnameleri ve 07/04/2016 tarihli kenar yazı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Yakınan ..."ın katılan ..."e yönelik yağma suçunda, katılan hazinenin de tefecilik suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet kararları dışındaki suçlarda doğrudan doğruya zarar gören konumunda olmadıkları, bu suçlarla ilgili olarak davaya katılmalarına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup temyiz hakkı vermeyeceğinin anlaşılması karşısında; katılan ... ve Hazine vekillerinin bu konulardaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince,
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre; sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Katılanlar ... ve ... vekilinin 09/11/2012 tarihli sanıkların ismini yazmaksızın yaptığı temyiz isteminin, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar .... ve ..."e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet ve sanık ... hakkında katılan ..."ya yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bir hukuki ilişkiden olan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçlarından hüküm kurulurken, uygulama maddesinin 5237 sayılı Yasanın 150/1. maddesi yerine anılan Yasanın 150/2. maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ..."ya yönelik tefecilik suçundan kurulan (3-A) ve (5-C) numaralı; sanık ... hakkında katılan .....ya yönelik yağma suçundan kurulan (1) numaralı beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; katılanlar ... ve Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ..."ya yönelik tehdit suçundan kurulan (3-B) ve (5-D) numaralı mahkumiyet; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ..."a yönelik tehdit suçundan kurulan (3-C) ve (5-G) numaralı mahkumiyet ile sanıklar ... ve ... savunmanının sanıklar hakkında kurulan (1) numaralı beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan, vekalet ücreti hakkındaki istemine ilişkin sınırlı yapılan temyiz incelemesinde;
Yakınan ..."a yönelik tehdit suçunun, sanıklar ... ve ... tarafından birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin kabul edilip anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 106/2-c maddesi yerine, anılan Yasanın 106/1(birinci cümle). maddesiyle hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini karşi temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; tehdit suçlarının sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-)Beraat eden ve kendilerini Avukat ... ile temsil ettiren sanıklar ... ve ... yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-)Sanıklar ... ve ..."ın hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK"nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK"nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK"nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, "Sanıkların, kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK"nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına" cümlesinin yazılması, ayrıca hüküm fıkrasına “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2.400 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar ... ve ..."a verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ..."ya yönelik yağma suçundan kurulan (5-E) ve (4-A) numaralı mahkumiyet; katılan ..."e yönelik yağma suçundan kurulan (5-F) ve (4-B) numaralı mahkumiyet; sanık ... hakkında tefecilik ve yakınan Niyazi Muslu"ya yönelik tehdit suçlarından kurulan (5-A), (5-B) ve (5-H) numaralı mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
./..
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında katılanlar ... ve ..."e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-)Oluş ve dosya kapsamına göre; Katılan ... ile sanık ..."ın ticari bir ilişki kapsamında 2004 yılında tanıştıkları, katılanın sanık ..."dan faizli olarak ödünç para aldığı ve karşılığında toplam 30.000 TL tutarında senet imzalayarak sanığa verdiği, katılanın borçlarını kapattıktan sonra senetlerini geri istediği, sanığın katılanı oyalayarak senetleri iade etmediği gibi bir süre sonra katılanı arayarak kendisine borcunun bitmediğini söyleyip yanına çağırdığı, katılanın, babası ... ile dedesi Mehmet Balcı"yı da alarak sanığın iş yerine gittiği, sanığın elinde bulunan ve karşılıksız kalan senetleri icraya koyma tehdidinde bulunduğu, yakınanın bu koşullar altında borcu bir süre öteleme karşılığında yeni bir senet düzenlemeyi kabul ettiği, 78.500 TL bedelli bu senedin bu sefer katılanın dedesi Mehmet Balcı tarafından borçlu sıfatıyla imzalandığı, sanığın bununla da yetinmeyerek borç ödendiğinde iade edilmek üzere bir taşınmasızın tapusunun kendi üzerine devrini talep ettiği, bu koşulu yerine getirmek için yakınan akrabası olan ..."ya ait tarlanın, 05/08/2004 tarihli sözleşme ile kredi karşılığında teminat maksadı ile sanık ..."ın oğlu olan ..."a satışının yapıldığı, sanık ..."ın şifahen belirlenen sürenin bitimini beklenmeksizin 05/05/2004 yılında icra işlemlerine başladığı, bu tarihten sonra her iki sanığın da katılanı ve akrabalarını arayarak paranın ödenmesi konusunda sıkıştırmaya başladıkları, birden çok kez yakınanı arayarak tehdit ettikleri, bir defasında, katılanın yaşadığı köye gelen sanıkların, katılanı muhtarlık binasına çağırdıkları ve burada silah göstererek parayı ödemesi konusunda tehdit ettikleri, katılanın akrabalarının üzerine kayıtlı taşınmazları satarak parayı sanıklara ödemesine karşın yine senetleri geri alamadığı ve bir süre takipsiz kalan icra işlemlerinin 03/04/2006 tarihinde yenilendiği olayda;
a-)Sanık ..."ın katılana verdiği ödünç para, kendisine faiziyle birlikte ödenmesine karşın, senetleri iade etmeyerek, katılanı tehdit etmek suretiyle alacağının çok üzerinde bir miktarı katılandan aldığını gözetilerek; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde, 5237 sayılı Yasanın 150/1 göndermesiyle tehdit suçundan hüküm kurulması,
./..
b-)Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanılarak ve iş yeri sayılan muhtarlık binasında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (a) ve (d) bendleri ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-)Oluş ve dosya kapsamına göre; katılan Ali Öter"in 2004 yılı içerisinde Emir Ergin isimli arkadaşının kredi çekmek için kendisine kefil olup olamayacağını sorduğu, katılanın bu kişiye güvendiği için kefil olmayı kabul ettiği, Emir"in kendisine kredi için bir senet imzalaması gerektiğini söylediği, onun yönlendirmesiyle sanık ..."ın avukatı ve sanık ... ile adliyenin önünde buluşarak rızası ile bir senede imza attığı, bir süre sonra sanık ... tarafından katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı, katılanın Emir Ergin"e giderek durumu sorduğu, Emir"le birlikte sanık ..."ın yanına gittikleri, burada Emir"in sanık ..."a 40.000 TL borcu olduğunu öğrendiği, Emir"in katılana “40.000 TL ver bu işten kurtulalım” demesi üzerine, arkadaşı ..."ın tarlasını sanık ..."a geçici olarak devrettikleri, bu işlem için ... ile birlikte rızalarıyla bir kaç tane senet imzalayarak sanık ..."a verdikleri, Ramazan"dan aldığı parayı Emir"e verdiği, Emir"in bundan sonra ortadan kaybolduğu ve senedi getirmediği, icra işlemlerine devam edildiği, bu aşamadan sonra sanık ..."ın sürekli katılanı arayarak “çocuklarını, aileni yaşatmayız” şeklinde tehditlerde bulunarak, icra takibine konu miktarı ödemesini istediği, bir seferinde yine bu konuları konuşmak için sanık ..."ın iş yerine giden katılanı, her iki sanığın da tehdit ettikleri, Ramazan"ın silah gösterdiği, Bilal"in de katılana vurarak “abime dua et yoksa seni öldürürüm” dediği, Bursa İcra Müdürlüğü"nün 2004/6627 esas sayılı dosyasında, katılan aleyhine sanık ... tarafından kambiyo senetlerine ilişkin icra yolu ile 330.148,96 TL tutarında takip başlatıldığı ve ödeme emrinin 23/06/2004 tarihinde katılana tebliğ edildiği olayda;
a-)Katılanın, ...isimli arkadaşının borcuna kefil olmak maksadıyla kendi rızasıyla senede imza atmak suretiyle, ortak olarak galericilik yapan sanık ... ve kardeşi ... ile hukuki ilişki içerisine girdiği, sanıkların da söz konusu senet için icra yoluna başvurdukları ve paranın ödenmesi için katılanı birlikte tehdit edip dövdükleri olayda; sanık ..."ın eylemine el ve iş birliği ile katılan sanık ..."ın eylemin 5237 sayılı Yasanın 150/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde yağma suçundan hüküm kurulması,
b-)Sanıklar ve katılan arasındaki olayların 2004 yılından sonra gerçekleştiği, katılanın ilk olarak 20/02/2008 tarihinde ifade verdiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle suç tarihinin katılandan sorularak kesin olarak saptandıktan sonra; eylemin 01/06/2005 tarihinden önce gerçekleştiğinin tespiti halinde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar hakkında lehe Yasa saptanarak uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-)Uygulamaya göre;
Sanık ..."ın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 150/1. maddesi göndermesiyle aynı Yasanın 106/2-a-c, 53 ve 86/2; 53. maddelerindeki tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde anılan Yasanın 106/1(birinci cümle) maddesindeki suçtan hüküm kurulması,
3-)Yakınan ....."nun torunu olan..."in sanık ..."dan borç para aldığı, bunun karşılığında yakınanın da torununun borcunun teminatı olarak rızasıyla senet imzalayarak sanık ..."a verdiği, söz konusu senetler için sanık ..."ın kardeşi olan ... tarafından 23/06/2004 tarihinde yakınan aleyhine icra takibi başlatıldığı ve yakınanın arazisi üzerine tedbir konulduğu, bundan sonra sanık ..."ın yakınan ve akrabalarını araziyi satıp parasını ödemeleri konusunda sıkıştırmaya başladığı, olay tarihinde yakınanın oğlu, eşi ve gelinlerini muhtarlık binasına çağıran sanık ..."ın “O araziye girmeyin, satıp benim paramı ödeyeceksiniz, yoksa elinizden alırım, benim adamlarım çok, sizi dağa kaldırırım” şeklinde tehdit ettiği, yakınanın parayı ödememesi üzerine arazinin icra yoluyla yakınanın beyanına göre 115.000 TL"ye satıldığı, sanık ..."ın tahsil ettiği paradan 30.000 TL"sini yakınan ve oğullarına iade ettiği olayda;
Yakınan ..... aleyhine 23/06/2004 tarihinde icra takibi başlatıldığı, arazinin satılması için tehdit edilen ve ...."nun akrabaları olan diğer yakınanların da ifadelerinde olayın 2005 yılı içerisinde gerçekleştiğini beyan ettikleri ve ilk ifadelerin 2008 yılı içerisinde alındığının anlaşılması karşısında, suç tarihinin yakınanlardan sorularak kesin olarak saptandıktan sonra; eylemin 01/06/2005 tarihinden önce gerçekleştiğinin tespiti halinde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar lehine olan Yasanın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-)Tefecilik suçunun, 765 sayılı TCK"nın yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03/07/1995 tarih ve 1995/207-236 sayılı Kararında da belirtildiği üzere birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir şekilde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması, başka bir anlatımla ödünç para verme işinin meslek haline dönüştürülmesi durumunda oluştuğu, suçun yaptırımının ise 2279 sayılı Yasanın 17. maddesinde düzenlendiği, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK"nın 241. maddesinde ise atılı suçun; "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi..." biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümünde topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu, 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen "Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu,
Dava konusu somut olayda ise; sanığın kazanç elde etmek amacıyla 2004 yılı ile 2005 yılı eylül ayı arasında değişik zaman dilimlerinde katılan ... ile yakınan ....."a ayrı ayrı ve birden fazla ödünç para verdiği, 2004 yılı
içerisinde katılan ..."ya yönelik tefecilik suçuna ilişkin olarak,...Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 20/12/2015 tarih ve 2005/359 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak anılan kararın taraflara tebliğ edilip kesinleştiğine dair evrakın dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleştiğinin tespiti halinde; sanık hakkında yeni delilin varlığı nedeniyle ancak Ağır Ceza Mahkemesinden alınacak karardan sonra kamu davasının açılabileceğinden, 5271 sayılı CMK"nın 173/6. maddesine göre doğrudan açılan davaya bakılamayacağı, kesinleşmediğinin anlaşılması durumunda ise TCK"nın 3 ve 61. maddeleri ile suç kastının yoğunluğu nazara alınarak zincirleme şekilde tek suçtan hüküm kurulması yerine her bir yakınana yönelik ödünç para verme eyleminden ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
5-)Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK"nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK"nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK"nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., .... ve Hazine vekilleri, sanık ... savunmanı ile sanık ... ve savunmanının temyiz dilekçelerinde, sanık ... ve savunmanı Avukat ..."nın temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...."e yönelik yağma suçları yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 15/06/2016 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ....’nın katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Av. ..."nın yüzüne açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.