
Esas No: 2018/4338
Karar No: 2019/374
Karar Tarihi: 05.02.2019
Özel belgede sahtecilik - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/4338 Esas 2019/374 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK"nın 207/1, 43/1, 62, 53/1-3 , 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ile sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ..."ün Umut Medikal isimli iş yerinin sahibi ve yetkilisi olduğu, sanığın hastalıkları sebebiyle hasta alt bezi ya da sonda kullanmak durumunda olan hastaları hastanelerin ilgili poliklinik bölümlerinde bularak veya başka yollardan bu durumda olduklarını öğrenerek, evlerine gidip ihtiyaç duydukları malzemeleri temin edebileceğini, bu malzemeler için para ödenmesi gerekmediğini, SSK"nın bu bedelleri karşıladığını ancak bu işlemler için sağlık karnesi ve vekaletnameye ihtiyaç olduğunu söyleyerek, büyük çoğunluğu gelir seviyesi düşük olan ve kullandıkları tıbbi malzemelerin bedelini karşılamakta güçlük çeken hasta veya hasta yakınlarını ikna ederek sağlık karnelerini ve vekaletnamelerini aldığı, hastaların bir kısmını hastanede bir kısmını ise özel muayenehanede muayene ettirerek hastaların sonda kullanmaları gerektiği şeklinde sağlık kurulu raporunu aldıktan sonra, hastalara sonda yerine alt bezi götürdüğü ancak SSK"nın hastalara temin edilen alt bezi bedelini karşılamaması nedeniyle hastalara sonda teslim edilmiş gibi sahte fatura tanzim ederek bedellerini vekaletnameler aracılığı ile tahsil ettiği, bu şekilde sanığın yirmi sekiz hasta hakkında sahte fatura tanzim ederek bedellerini vekaleten tahsil etmek suretiyle 41.551,38 TL asıl, 23/01/2012 tarihi itibariyle gecikme faiziyle birlikte 39.302,75 TL olmak üzere toplam 80.854,13 TL haksız menfaat temin ettiği ve kamu zararına neden olduğu, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın sahte faturalar tanzim ettiğinin dosya kapsamı ile sabit olması karşısında, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re"sen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği ve doğurduğu sonuçlar itibariyle erteleme kurumuna göre sanığın lehine olduğu ve belgede
sahtecilik suçlarında herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek somut olayda sabıkası bulunmayan, ayrıca yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat bulunduğu gerekçesiyle cezası ertelenen sanık hakkında "kurum zararının tam olarak karşılanmamış olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 1136 sayılı Kanun"un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 05/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.