9. Hukuk Dairesi 2015/10565 E. , 2017/1218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, borcu bulunmadığının tespiti ile icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/02/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Davacılar adına Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar vekili; davalı şirket bünyesinde uzun yıllar işçi olarak çalıştıklarını, müvekkili davacı ...’ün, mağaza müdürü olarak 10/06/1995-22/11/2012 tarihleri arasında, müvekkili davacı ...’ün, depo sorumlusu müdür olarak 01/03/2014-15/04/2009 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştıklarını, Şirketin mutat uygulama olarak iş akdinin imzalanması sırasında ya da kritik görevlere getirdiği esnada personelden karşılıksız boş teminat senedi almak yönünde mutat uygulama nedeni ile davacılardan teminat senedi aldığını, akabinde teminat senedini ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24/03/2009 tarihli 2009/821 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararıyla ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3757 E. sayılı dosya ile takibe koyulduğunu, doğru adrese tebligat yapılmadığından takibin kesinleştiğini, daha sonra borçlu müvekkili Hakan"ın adına kayıtlı ... Tapu Müd. taşınmazına haciz konulduğunu, daha sonra 15/02/2011 tarihinde davalı tarafça haczin re"sen kaldırıldığını bu işlemlerden davacı borçluların haberi olmadığını, müvekkili ... nun 22/11/2012 tarihinde emeklilik için gerekli prim gününü tamamlayarak, davalı Şirketteki işten ayrıldığını, 8 ay boyunca işçilik hakları ödenmeyince davalı Şirkete karşı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla 03/06/2013 tarihinde ... 8.İş Mahkemesi’nin 2013/365 Esasına kayden dava açtıktan sonra, davalı Şirket adeta misilleme yaparcasına 4 yıldır takip edilmeyen icra dosyasını 17/06/2013 tarihinde takibini ... İcra Müd. 2013/11974 E. sayılı dosya ile yenilendiğini, yenileme kararı ve ödeme emrinin müvekkili borçlulara tebliğ edildiğini, halbuki müvekkillerinin davalı Şirkete hiç bir borçları olmadığını, teminat senetlerinin işleme konulmasını gerektirir hiç bir risk gerçekleşmediğini, karşılıksız alınan teminat senedinin kötüye kullanıldığını iddia ederek müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığının tespiti ile kötüniyetli takibin iptali ve en az %20 İcra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacılardan ...’ün depo müdürü olarak çalıştığı dönemlerde dava dışı G.E. ve E.K. ile iş birliği yaparak müşteriler adına sahte bono ve ürün teslim tutanakları düzenleyip Şirketin ... Şubesini zarara uğrattıklarını bunun üzerine Şirketçe yapılan suç duyurusu sonucunda, ... Asliye Ceza Mah. 2009/1472 E.-2010/89 K. sayılı kararı ile G.E. ve E.K. hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, Yargıtay 11.C.D. 20/03/2013 tarihli ilamı ile kesinleştiğini, davacının gerekli sorumluluğu yerine getirmediğini 18.03.2009 tarihli savunmasında kabul ettiğini, sayım sonucunda zimmete geçirilen malların bedelini ödemeyi taahhüt ettiğinden davacı ... hakkında suç duyurusunda bulunulmadığını, takip konusu senedin 15/12/2008 tanzim ve 18/01/2009 vade tarihli olup, senedin tanzim tarihinde davacının zimmetine geçirdiği mallar nedeniyle şirketi uğrattığı borcundan dolayı verildiğini aksi halin iddiasında ispat yükünün davacı üzerine olduğunu ve tanık delili ile değil yazılı delil ile ispatın gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, davaya konu senedin keşide tarihi, iddia ve savunmanın dayanağı delil ve belgelerin tarihleri, aradan geçen süre, iş bu eldeki hukuk davası açılana kadar ki süreçte, teminat senedi olduğu, davacı tarafça iddia edilen bu senetler hakkında bu iddiayı destekler mahiyette, örneği takip dosyasında bulunan senedin tetkikinde üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir şerh bulunmadığı gibi senet ekinde de teminat senedi olduğuna dair yine herhangi bir anlaşma, belge, bilgi mevcut olmadığı, davacı taraf, davalı şirket nezdinde üst düzey yönetici pozisyonunda mağazada çalıştığı, belirtilen senet tarihi, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması, teminat senedi oldukları iddiasını ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bu yönde bir delil dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafın mücerret iddialarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacıların, davalı işverence takibe konulan senetten dolayı borçlu olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak senet sebepten mücerrettir. Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir.
İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır. Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir.
İşçiden teminat olarak alınan senet sebebiyle işçinin borcu, işverene verdiği zarar veya yedindeki nakit miktarı ile sınırlıdır. Zararı ve davacı işçiden alacağı olduğunu işveren ispatlamalıdır. Teminat niteliğinde alınan bu senetler işverenin zararını veya alacağını kanıtlamadığı sürece geçersiz sayılmalıdır.
Dosya içeriğindeki takip dosyasından; takibin dayanağının borçlu ve kefil olarak davacılar tarafından imzalı 15/12/2008 keşide tarihli, 18.01.2009 vadeli ve 80.000,00 TL. bedelli verilen bono olduğu ve takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar, takibe konu senedin davalı işverenin işe girerken kendilerinden aldığı teminat senedi olduğunu, davalı işveren ise davacılardan ...’ün depo sorumlusu olarak çalıştığı depoda 2008 yılı sonu yapılan sayımda tespit edilen zimmete geçirilen mallar nedeniyle Şirketin uğradığı zarara karşılık davacılar tarafından verildiğini, bu nedenle diğer çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına rağmen davacı ... hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı savunmuştur.
Davalı Şirketin sözkonusu depoda gerçekleşen usulsüzlükler nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunduğu çalışanlar hakkındaki ceza yargılamasında suç tarihinin 22.01.2009 olarak tespit edildiği, ayrıca konu hakkında davacının savunmasının da işverence 18.03.2009 tarihinde alındığı anlaşılmıştır.
Davalı işveren 2008 yılı sayımı ile tespit ettiği zararını somutlaştırmadığı gibi, bunun tespitini sağlayacak bilgi ve belgeyi de dava dosyasına ibraz etmediği görülmüştür.
Bu durumda; dosyadaki bilgi, belgeler ve bilhassa davalı savunması karşısında takibe konu senedin keşide tarihinin ceza yargılamalarına konu suç ve bu konudaki davacının savunma tarihlerinden önce oluşu, keza Şirket zararının somutlaştırılıp açıkça ortaya konulamayışı karşısında teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Açıklamalar karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacılar yararına takdir edilen 1.450.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.