(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/5879 E. , 2021/2938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 249 ada 14 parsel sayılı 5.004,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., 149 ada 14 parsel sayılı taşınmaz babasına ait iken, babasının taşınmazı altın bedeli olarak 2004 yılında kendisine devrettiğini ve halen zilyet olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tescil istemiyle; davacı ..., 249 ada 14 parsel sayılı taşınmazın babası ..."e ait iken mirasçılarına intikal ettiği ve halen zilyet oldukları iddiasıyla, taşınmazın ... mirasçıları adına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacı ... ve ... ayrı ayrı, davaya konu ettikleri taşınmazın 249 ada 14 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, ıslah tarihi itibariyle kadastro tutanağının kesinleştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davacı ..." in açtığı davanın reddine, davacı ..." un açtığı davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm, Dairemizin 02.05.2016 tarih ve 2015/5436 Esas, 2016/5028 Karar sayılı ilamıyla, “dava tarihinde kesinleşmiş bir kadastro tespiti bulunmadığından Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur. Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın tutanak aslı davalı hale getirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ..."in açtığı davanın reddine, davacı ..."un açtığı davanın kabulüne, çekişmeli 249 ada 14 parselin ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın asıl davanın davacısı ...’un zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, asıl davanın davacısı olan ..., taşınmazın babası ... ’dan geldiğini ve babasının taşınmazı kendisine 2004 yılında bağışladığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında birleşen davanın davacısı ..., çekişmeli taşınmazın murisi ...’ den kaldığını ve murisin terekesinin taksim edilmediğini ileri sürmüş; davalı ... ise, taşınmazın eşi ...’ in annesi ...’den miras yoluyla intikal ettiğini savunmuştur. Şu halde taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın muris ...’ten mi yoksa ... ’dan mı intikal ettiği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki Mahkemece, bu husus yeterince açıklığa kavuşturulmamış, mahallinde yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, soyut içerikli ve çelişkili beyanlar hükme esas alınmıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullandığı, taşınmazın muris ...’ten mi yoksa ... ’dan mı geldiği sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tanık beyanları, tespit bilirkişileri ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılarak açıklanmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.