
Esas No: 2015/20392
Karar No: 2017/10193
Karar Tarihi: 25.10.2017
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/20392 Esas 2017/10193 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, 7.9.2012 tarihli vekalet ile davalının vekilliğini üstelenerek bir kısım dava ve icra dosyasını davalıya vekaleten yürüttüğünü, vekaletnameyi almadan önce ve aldıktan sonra defalarca danışmalık yaptığını, davalıdan ücret talep etmesine rağmen sürekli oyaladığını, sadece masrafları verdiğini, vekaletten haksız olarak azledildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak akdi vekalet ücretinden 4.000,00TL, haksız azil nedeniyle karşı taraftan alması gerekirken mahrum kaldığı ücretten 4.000,00TL ve danışmanlık ücretinden 4.000,00TL toplamı 12.000,00TL"nin azil tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesiyle talep edilen 4.000,00TL danışmanlık ücreti de vekalet ücreti kabul edilerek, talebini 23.905,00TL"ye yükseltmiştir.Davalı, davacıya takip ettiği dosyaların karşılığı olarak ücretini ödediği halde davalının ücretini almadığını iddia ederek tarafından tekrar para istemesi nedeniyle azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.750,00TL"nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, haksız azil nedenine dayalı takip edilen dosyalara ilişkin olarak ödenmeyen akdi ve karşı yan vekalet ücreti ile danışmanlık ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından davacı avukatın azlinin haksız olduğu mahkemenin de kabulündedir. Avukatlık Kanunu’nun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, her ne kadar mahkemece azlin haksız olduğu kabul edilerek vekalet ücreti hesaplanmış ise de, yapılan hesaplama denetime elverişli değildir. O halde mahkemece, az yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında davacının haksız azli nedeniyle almaya hak kazandığı akdi ve karşı yan vekalet ücretlerinin belirlenip, gerekli görülürse bu hususta bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 338,00 TL harcın istek halinde davalıya, 173,58 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.