
Esas No: 2019/2628
Karar No: 2020/619
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/2628 Esas 2020/619 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/01/2018 tarih ve 2017/24 E- 2018/33 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 07/03/2019 tarih ve 2018/920 E- 2019/236 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu "gego" ibareli davalı ... başvurusunun yayınına itiraz ettiğini, ancak itirazın reddedildiğini, bu karara itirazın da dava konusu 2016-M-11980 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, markaların asıl unsurlarının aynı olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, GO ibaresinin zayıf bir marka olmadığını, 39 ve 42. sınıfların aynı, 37. sınıfın benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek dava konusu 2016-M-11980 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2015/85036 sayılı "gego" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzer bulunmadığını, müvekkili markasının asıl unsurunun tek başına GO ibaresi olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "GO" ibareli markaları ile davalının "gego" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesindeki koşulların oluşmadığı; başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın ticaret unvanına bağlı sınai mülkiyet hak iddiası, davacı markasının tanınmışlığı, davalı ... başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/01/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.