10. Hukuk Dairesi 2019/1104 E. , 2019/4575 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacıya bağlanan ölüm gelirinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile yeniden tespiti ve arttırılması ile farklarının Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacının iş kazası ölüm gelirinin 01.07.2013 tarihinde geçerli aylık miktarının 160,43 TL olduğunun ve arttırılması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
07.06.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle bekâr ve çocuksuz vefat eden muris ... üzerinden hak sahibi sıfatı ile 01.07.2013 tarihinden itibaren ölüm geliri almakta olan davacının ölüm gelirinin yeniden tespiti ile arttırılması talebi ile eldeki davayı açtığı, Mahkemece davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmakta ise de, verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, murisin vefatından önceki çalışmalarının 5510 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra, 10.07.2012-08.06.2013 tarihleri arasında geçtiği ve prime esas kazançları üzerinde taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanaklarının 5510 sayılı Yasanın 17, 20, 34 ve 55. maddeleri olduğu açıktır.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 20/1. fıkrasında: İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17’nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının %70"i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır. Hükmü mevcuttur.
5510 sayılı Yasa"nın 17. maddesinde, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililere ödenecek ödenekler ve bağlanacak gelire esas teşkil edecek günlük kazancın hesaplama yöntemini düzenlenmiş olup maddenin ilk fıkrasında “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yasanın 19. maddesinde ise; ”….Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17’nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %70"i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir.” Hükmü bulunmaktadır.
Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, “Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllık tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak belirlenir.” düzenlemesini getirmiş olup, bağlanacak gelirler bakımından aynı maddenin 5. fıkrasında, “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma gelen sigortalı için bu Kanunun 19 uncu maddesine göre hesaplanacak sürekli iş göremezlik geliri, 82 nci maddeye göre tespit edilen prime esas kazanç alt sınırının aylık tutarının %85"inden az olamaz.” Hükmü ile iş kazası nedeniyle başka birinin sürekli bakımında muhtaç hale gelen sigortalılara ilişkin olmak üzere, bağlanacak gelirlere ilişkin alt sınır uygulaması öngörülmüş olup, bu halin dışında kısa vadeden bağlanacak gelirlere ilişkin olmak üzere, alt sınır uygulaması mevcut değildir.
Eldeki davada ise, mahkemece, davacı hakkında anılan yasal düzenlemeler ile birlikte 5510 Sayılı Yasanın 55’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu Kanuna göre sigortalıya bağlanacak aylıklar ile ölen sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının hesabına esas tutar, çalışma sürelerindeki her yıl için 82 nci maddeye göre tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle 29 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen ortalama aylık kazancın %35"inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa %40"ından az olamaz.“ hükmünün uygulanması suretiyle uzun vadeden aylıklara ilişkin olarak düzenlenen alt sınır uygulaması ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, davacı hakkında yeniden denetime elverişli bir hesap raporu aldırılmak suretiyle elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.