10. Hukuk Dairesi 2018/4265 E. , 2019/4566 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Hizmet tespiti talebi ile iki farlı sicilde geçen hizmetlerin birleştirilmesinin ve kurum işleminin iptalini istemiyle açılan davada istemine ilişkindir.
II-CEVAP:
Kurum kayıtlarında ... sigorta sicil numarasında; ... oğlu 10/10/1944 doğumlu ... nüfusuna kayıtlı ... ve ... sigorta sicil numarasında ise ... 1933 doğumlu ..."ın kayıtlı olduğunu, farklı sicilde numaralı dosyalardaki hizmetlerin davacıya mal edilemeyeceğini, Kurumca şahısların nüfus bilgileri için Nüfus Müdürlüğünden bilgi istendiğini, gelen yazılarda kütük yenilenmesi sonucu adres bilgilerinin değiştiğinin bildirildiğini, bunun dışında davacının kaydında herhangi bir düzeltmeye gidilmediğini, fiili çalışmanın herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Celp ve tetkik edilen dosyalar, gelen müzekkere cevapları, alınan bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre kamu tanıklarının birbiriyle örtüşen ve çelişmeyen beyanları, davacının davasını destekler mahiyette olması dikkate alınarak kamu tanıklarının beyanlarına itibar edilmiş ve Davanın kabulü ile; ... sicil nolu 01.07.1933 doğumlu ... baba adlı ve ... doğumlu, 05.05.1961 ilk işe giriş tarihli ... ile ... sicil nolu 10.10.1944 doğumlu ... baba adlı 20.03.1963 ilk işe giriş tarihli ..."ın hizmetlerinin birleştirmesine, davaya konu 0701004164757 sigorta sicil numaralı işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun tespitine , dair hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu işbu davada, davalı vekilinin, Antalya 1. İş Mahkemesi"nin 13.11.2013 tarihli, 2013/704 Esas, 2017/264 Karar numaralı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı avukatı, Kurum işleminin yerinde olduğu bahisle ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, ihtilafa konu süredeki hizmet ve sigorta sicil numarasının kime ait olduğunun resen araştırma ile saptanması gereklidir.
1-Dosya kapsamı incelendiğinde; mahkemece maddi ve hukuki bulgular ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu ... sigorta sicil 05.05.1961 tarihli işe giriş bildirgesi yönünden isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
2-Davacı ..."nın iddia ettiği ... sigorta sicil ve 20.03.1963 tarihli işe giriş bildirgeli, ... oğlu 10/10/1944 doğumlu ... nüfusuna kayıtlı hizmetin, mahkemece davacıya ait olduğu yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması ise de, mahkeme hükmü eksik araştırmaya dayalıdır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, ihtilafa konu süredeki hizmetin kime ait olduğunun resen araştırma ile saptanması gereklidir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece her ne kadar kamu kurumlarından ikmal edilen belgeler ve bir kısım tanık beyanına göre karar verilmiş ise de, öncelikle her iki kimlik bilgisi yazılmak suretiyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden bilgi istenilmesi gerektiği, diğer taraftan dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirtilmediğinden, söz konusu dönemde çalışmalarının bulunup bulunmadığı saptanamadığından, mahkemece dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirtilip ilgili dönemi kapsayacak şekilde çalışmalarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, aksi durumda bu dönemi kapsayacak şekilde çalışması bulunan tanık tespiti yapılıp beyanlarına başvurulmak suretiyle, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.