
Esas No: 2015/12808
Karar No: 2016/2797
Karar Tarihi: 03.03.2016
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/12808 Esas 2016/2797 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti ve maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 18/03/2015 gün ve 2014/7236-2015/3266 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılardan ... ve .. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla .. 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalılardan ... ve .. aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2- Davalılardan ... ve .. diğer karar düzeltme istemlerine gelince;
a) Dava araç mülkiyetinin tespiti, tescil ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 18/03/2015 tarih, 2014/7236 esas, 2015/3266 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmıştır. Davalılardan ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Davacı, sahibi olduğu araç kiralama şirketi aracılığıyla kendisine ait aracı ... adına sahte kimlik sunan dahili davalı ..."ya kiraladığını, ... tarafından da aracın kendisi adına (...) düzenlenmiş sahte kimlik ile davalı şirkete satıldığını, savcılık tarafından yapılan soruşturmada aracın davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, aracı kiralayamaması nedeniyle kazanç kaybının bulunduğunu belirterek aracın kendisine ait olduğunun tespiti ile adına tescilini ve kazanç kaybına ilişkin zararının tahsilini istemiştir.
Davalılar, aracı kayıt maliki olduğunu düşündükleri kişiden iyiniyetli olarak satın aldıklarını, satış yapan kişinin kimliğinin sahte olduğunu bilmelerinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıya ait aracın 3. kişilerce hazırlanan sahte kimlikler kullanılarak davalılara satıldığı, davalıların iyiniyet iddiasını davacıya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle aracın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına tesciline ayrıca kira kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu"nun 988. maddesi; ".. " hükmünü öngörmektedir.
Bir malın zilyedi onu başkasına emanet etmiş olmayıp çaldırma, gasp, unutma gibi bir nedenle elinden çıkarmış bulunuyorsa, üçüncü sahıs böyle bir malı iyi niyetle iktisap etmiş olsa dahi onun iktisabı geçerli değildir. Gerçekten Türk Medeni Kanunu"nun 989. maddesi bu konuda açık düzenleme içermektedir. Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyed, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.
Görülüyor ki kanun iyi niyetin korunması hususunda emaneten bırakılan mallarla sahibinin elinden rızası olmaksızın çıkan mallar arasında bir ayrım yapmıştır. Bu ayrım şu düşünceye dayanmaktadır; malı başkasına emaneten bırakan kimse az çok risk altına girmiş ve emaneten verdiği şeyin alan tarafından başkasına geçirilmesi tehlikesini göze almış sayılabilir. Oysa bir malı rızası olmadan elinden çıkaran kimsenin böyle bir riske önceden katlandığı söylenemez. Böyle olunca bir malı iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişinin menfaati, malı emaneten veren kimsenin menfaatine tercih edilmekte; rızası olmadan malını elinden çıkaran kimsenin menfaatine ise feda edilmemektedir. Sahibinin elinden rızası olmadan çıkan bir şeyi iyi niyetli üçüncü kişi bir açık artırmadan, pazardan veya bu gibi eşyayı satan bir kimseden iktisap ederse asıl mal sahibinin gerek bu şahıs gerekse daha sonraki müktesipler aleyhine açacağı iade davasını kazanabilmesi şöyle bir şarta bağlanmıştır: Böyle hallerde iyi niyetli üçüncü kişinin bu malı iktisap etmesi için verdiği bedel, iadeyi isteyen davacı yani asıl mal sahibi tarafından ona iade edilmelidir. Eğer bu şart yerine getirilmezse mahkeme asıl mal sahibinin açacağı iade davasını kabul edemez .. 25/09/2002 tarih, 2002/4-608 E.,2002/643 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
Dosya kapsamından; oto kiralama işi yapan davacının aracını kendisini ... olarak tanıtan ..."ya kiraladığı ve ... tarafından aracın davacı adına düzenlenmiş sahte kimlikle yetkilisi olduğu şirket adına hareket eden davalılardan ..."na satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı kendisine ait aracı dahili davalı ..."ya kiralamış olduğundan araç malikinin rızası ile elinden çıkmıştır. Bu noktada davalıların iyi niyetli olup olmadığının irdelenmesi gerekir. Olayla ilgili ceza davası ve dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde davalılardan ..."nun ... ile birlikte hareket ederek davacıyı zarara uğratmak istediği yönünde bir delil bulunmadığından iyi niyetli kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki mahkemece anılan davalının iyiniyetli olmadığı yönünde bir tespit yapılmamıştır.
O halde; davacının araç mülkiyetinin tespiti davasını kazanabilmesi için davalılardan ... ve yetkilisi olduğu şirket tarafından ..."ya ödenen satış bedelinin davacı tarafından kendilerine ödenmesi gerekir. Mahkemece bedelin ödenmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken ödeme gerçekleşmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Dosya kapsamından, davalı şirket adına hareket eden davalılardan ..."nun davaya konu aracı iyiniyetle satın aldığı anlaşıldığına göre anılan davalıların aracın kiraya verilememesi nedeniyle davacının uğramış olduğu kazanç kaybından sorumlu tutulmaları da mümkün değildir. Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü doğru olmadığından kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
c) Mahkemece davaya konu olan aracın davalı şirket adına olan kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmiştir. 2918 sayılı kanunun 19. vd maddeleri uyarınca araçların trafik tescil işlemleri idari bir nitelik taşımaktadır. Bu bakımdan idari makamları belirli bir biçimde işlem tesisine zorlayıcı nitelikte tescil kararı verilmesi de doğru değildir. Kararın anılan bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: .. 440-442 maddeleri gereğince karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 18/03/2015 gün 2014/7236 esas ve 2015/3266 karar sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına, kararın yukarıda (2/a-b-c) no"lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer karar düzeltme istemlerinin (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.