20. Hukuk Dairesi 2018/1131 E. , 2018/5923 K.
"İçtihat Metni"...........
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği.......... köyünde bulunan 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, iki taşınmazın 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında eşi adına tespit edildiğini, sonra ikinci kadastro yapılamayacağı gerekçesiyle iptal edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 20.10.2006 günlü fen bilirkişi rapor ve krokisinde (E) harfi ile gösterilen 2.919,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ve inşaat bilirkişinin raporunda bina olarak tespit edilen muhdesatın davacı adına tapuya tesciline, bu yerle ilgili fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.10.2006 günlü fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen 20.090,63 m² yüzölçümündeki taşınmazda davacının mülkiyet hakkının tespitine, sair taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/1072010 gün ve 9261-12343 sayılı bozma kararında özetle; "Mahkemece, keşifte taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir hakimin gözlemi zabta yazılmamış, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmemiş, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususundaki, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı ile murisleri yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmemiş, taşınmazlar üzerindeki gerçek zilyetlik olgusunun yerel bilirkişi ve tanık beyanları dışında memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planındaki konumunun da incelenerek belirlenmesi gerekirken eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazların niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak
.........
hüküm kurulamaz. Bu nedenle en eski ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmalı, orman sayılan yerlerden değilse bu kez zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir" denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 06/03/2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3.466,18 m2 yüzölçümünde, 20/10/2006 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (E) harfi ile gösterilen düzensiz bahçe ve ev yeri vasfında taşınmaz ve üzerinde inşaat bilirkişinin raporunda 1, 2, 3 ve 4 nolu bina olarak tespit edilen muhdesatın davacı adına tapuya tesciline, bu yerle ilgili fazlaya ilişkin talebin reddine, 06/03/2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B), (C), (D), (E) ve (F) harfleriyle gösterilen yine 20.10.2006 günlü fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen 20.090,63 m² yüzölçümündeki taşınmazda davacının mülkiyet hakkının tespitine, sair taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1952 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlar taşlık, leçelik olarak tescil harici bırakılmışlardır. 1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacının eşi Osman Yavaş adına 572 ve 1069 parsel numaraları ile tespit edilmişler, Hazinenin itirazı üzerine 1988 yılında yapılan kadastro ikinci kadastro olduğundan tespit işlemleri hükümsüz sayılmıştır. Bölgede orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkeme kararı usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; hükmün 1 nolu bendinde 06/03/2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 3.466,18 m2 yüzölçümünde, 20/10/2006 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (E) harfi ile gösterilen düzensiz bahçe ve ev yeri vasfında taşınmaz ve üzerinde inşaat bilirkişinin raporunda 1, 2, 3 ve 4 nolu bina olarak tespit edilen muhdesatın davacı adına tapuya tesciline, karar verilmiş olup (A) harfiyle gösterilen kısmın yüzölçümü 3.466,18 m2, (E) ile gösterilen kısmın yüzölçümü ise 2.919,00 m² olup mahkemece verilen ilk kararda (E) harfli kısmı 2919,00 m2 olarak davacı adına tapuya tescil edilmiş ancak davacı tarafından temyiz edilmediğinden usulü kazanılmış hak oluşmuştur, Bu nedenle (E) kısmı 2919,00 m2 hakkında tescil hükmü kurulması gerekmektedir. Ayrıca davalı ... hakkında vekalet ücreti verilmemesi de doğru görülmemiştir. Davalı Hazine ve .............l Kişiliğinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar...........Kişiliğinin sair temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna aykırı hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/09/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.