13. Hukuk Dairesi 2015/41509 E. , 2017/9905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı avukata, dava dışı spor kulübü ile imzaladığı sporcu sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için vekaletname verdiğini, davalı avukat tarafından icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ve davalı tarafından icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurulduğunu, mahkemece, borcun dayanağı olarak takip talebinde gösterilen sporcu özel sözleşmesinin İİK’nun 68.maddesinde belirtilen belgelerden olmaması ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiğini ve aleyhine asıl alacağın %20’si oranında oranında tazminat ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiğini ve kararın yargıtay tarafından onandığını, borcun dayanağı sporcu sözleşmesinin İİK. 68.maddesinde gösterilen belgelerden olmamasına rağmen davalı tarafından itirazın kaldırılması yoluna başvurulmasının özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.076,44 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı, dava dışı kulüple imzalanan sporcu sözleşmesi gereği ödenmeyen ücretinin tahsili amacıyla davalı avukata vekalet verdiği ve başlatılan icra takibi sonucunda davalı tarafından gereken özen yükümlülüğünün gösterilmemesi nedeniyle oluşan zararının tazminini istemektedir. Davacı, mesleki faaliyeti gereği ödenmeyen ücretinin tahsili için davalı avukata vekalet verdiğine göre 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir.Somut uyuşmazlıkta davalı, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Hal böyle olunca, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.