(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/4804 E. , 2021/2925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının dayanağı olan mahkeme ilamı ve krokisinin onaylı örneğinin getirtilerek davacı Hazinenin taraf olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazı kapsayacak şekilde mera tahsisi bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorularak varsa tahsis kararı ve krokisinin temin edilmesi, çekişmeli taşınmaza kuzeyden komşu olan parsellerin belirlenip kadastro tutanakları ve dayanakları ile kesinleşmiş iseler tapu kayıtları ve tüm tedavüllerinin istenmesi, çekişmeli taşınmaza komşu 102 ada 534 nolu parselin kadastro tutanak örneği ve dayanakları ile yapılan keşifte davalının dayandığı tapu kaydının uyduğu belirtilen 102 ada 514 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanak örneği ile komşu parsel tutanakları ve dayanaklarının getirtilmesi, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra taşınmaz başında, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, üç kişilik uzman ... mühendisi bilirkişi heyeti ve uzman fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması; keşif sırasında davalının dayandığı ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitine esas tapu kaydının, revizyon gördüğü tüm parseller de dikkate alınarak, 3402 sayılı Yasanın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişiler aracılığı ile yöntemince uygulanması suretiyle çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının ve kapsamının neresi olduğunun belirlenmeye çalışılması, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığının ve Hazinenin tapu kaydına dayanak tescil ilamında taraf olduğunun anlaşılması halinde davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının belirlenmesi halinde, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, mera tahsisi yoksa, çekişmeli taşınmaza komşu 102 ada 534 parselin ham toprak vasfında olduğu gözetilerek çekişmeli taşınmaz ile mera olduğu ifade edilen bölüm arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının araştırılması, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususlarınının mahalli bilirkişiler ve tanıklardan sorulması, üç kişilik ... mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadığı ve komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, fen bilirkişisinden, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı, mera parselinin konumlarını gösteren rapor ve harita düzenlettirilmesi, tahsis bulunması veya taşınmazın tahsis haritası kapsamında kalıp, öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 102 ada 504 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin tespit malikine, tespit malikinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemez. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re"sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmaz, Alaaddin Yıldız adına tespit edilmiş olup, adı geçen tespit maliki yargılama sırasında 03.10.2013 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen Mahkemece, mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları sağlanmamış ve dolayısıyla yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, tespit maliki Alaaddin Yıldız’ın verasete esas nüfus kayıt örnekleri dosya arasına getirtilerek mirasçıları tam olarak belirlenmeli ve davacıya davasını adı geçen tespit malikinin mirasçılarına yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, anılan mirasçılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.