13. Hukuk Dairesi 2016/30321 E. , 2017/9754 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile 19/05/2013 tarihli ....000,00 TL bedelli devre mülk satış sözleşmesi imzaladığını, daha sonra ödediği 5.100,00 TL peşinatın alınarak toplam bedeli ....000,00 TL olan 18.03.2014 tarihli dönem değişiklik protokolü sözleşmesi imzaladığını ve 5.300,00 TL"yi ödediğini, tapuda devir işleminin gerçekleşmediğini belirterek sözleşmelerin iptalini, ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte iadesini ve sözleşme nedeniyle imzalanan senetlerin iptalini talep etmiştir.
Davalı, cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, Davanın KABULÜNE, 19/05/2013 tarihli 6618 sözleşme nolu Devre Mülk Satış Vaadi Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin ve 18/03/2014 tarihli Dönem Değişikliği Protokolü başlıklı protokolünün tüm hüküm ve sonuçları ile geçersizliğine, Söz konusu 6618 sözleşme nolu sözleşme sebebi ile davacı tüketicinin davalıya vermiş olduğu ve 18/03/2014 tarihli Dönem Değişikliği Protokolü sebebi ile davacı tüketicinin davalıya vermiş olduğu senetler dolayısıyla davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, 5.300,00-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 19.05.2013 tarihli devremülk satış sözleşmesi ve 18.03.2014 tarihli dönem değişiklik protokolü sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve sözleşme sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflar arasında 19.05.2013 tarihli devremülk satış vaadi sözleşmesi ve 18.03.2014 tarihli dönem değişiklik protokolü sözleşmesi tanzim edildiği, imzalanan sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekeceği, bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşulu satışlardan olduğu, cayma hakkının ancak hizmetin ifasından sonra, başka bir ifade ile tatil hakkını kullandıktan sonra işlemeye başlayacak olup, bu süre içerisinde sözleşmenin askıda olduğu, davacının sözleşme tanzim edildikten sonra cayma bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki taraflar arasında imzalanan devremülk satış sözleşmesinin “SÖZLEŞME KONUSU” başlıklı 2. maddesinde "Tapuda ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, 1. pafta 364 ve 365 parseller üzerinde kayıtlı bulunan arsa üzerinde inşa edilecek “... ... ... SAĞLIK MERKEZİ” tesisinde yer alan ve aşağıda ayrıntıları belirtilen mesken olarak kullanıma tahsisli devremülk olarak satışı ile tapu devrinin şartları ve şeklinin düzenlenmesinden ibarettir." şeklinde ifade edilen hükümle taraflar arasında devremülk satış sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu sözleşmenin resmi şekil şartına tabi olduğu ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerini iade edecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, az yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının gerekçesi yönünden düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.