Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1852
Karar No: 2020/4473
Karar Tarihi: 09.09.2020

2863 sayılı Yasaya Muhalefet - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1852 Esas 2020/4473 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, sanığın 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan mahkum edildiği ve hükmün açıklanması ile cezalandırıldığı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, mağdur kavramının \"suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali\" olarak anlaşıldığı ve dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği ifade edilmiştir. Dava konusu taşınmazın III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı belirtilerek, hükmü temyiz etmek için katılan vekilinin başvurusunun reddedildiği ifade edilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde mühür bozma suçu işlediği, yargılama sonucu hükmün açıklanmasına dair kararın usulüne uygun olmadığı ve zamanaşımının yoksun olduğu belirtilerek, sanık hakkındaki kamu davasının düşürüldüğü ifade edilmiştir. Kanun maddeleri olarak, 2863 sayılı Kanunun 65/b-1, TCK’nın 62, 52/1-2-3-4, 53, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK\"nın 223/8. maddeleri yer almaktadır.
12. Ceza Dairesi         2019/1852 E.  ,  2020/4473 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Yasaya Muhalefet
    Hüküm : Hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 65/b-1, TCK’nın 62, 52/1-2-3-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1- Katılan ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
    Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
    Dava konusu taşınmazın, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile; III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; Kültür ve Turizm Bakanlığının, doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
    2- Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın, anılan Kanunun 65/b-1, TCK"nın 62, 52/1-2-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK"nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2010 tarih 2009/1331 esas 2010/689 karar sayılı kararının 06/12/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde, 08/07/2011 tarihinde mühür bozma suçunu işlediği, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesince anılan suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 04/07/2014 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün, 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2014 tarihli ve 2014/701 Esas, 2014/794 Karar sayılı ilamını kapsayan dosya incelendi;
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “26/03/2009” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
    17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazetete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, doğal sit alanlarında izinsiz gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma hakkının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı"na ait olduğu, bu KHK nın yayımı tarihinden önce ise Kültür ve Turizm Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, o tarihte suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edildiğinden 04.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiği ve bunun üzerine zamanaşımının durduğu, ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni suç işlediği gerekçesiyle ihbar sonrası yapılan yargılamada suça konu yerin 3. derece doğal sit alanında kalması nedeniyle 17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazetete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmesi ya da gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekirken edilmediği, böylelikle denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 22/12/2014 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu ve zaman aşımını kesmeyeceği anlaşılmakla;
    Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 05/05/2010 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 06/12/2010 tarihi ile sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 08/07/2011 tarihleri arasındaki durma süresi de eklendiğinde 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK"nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi