Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10806
Karar No: 2017/9668
Karar Tarihi: 18.10.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/10806 Esas 2017/9668 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/10806 E.  ,  2017/9668 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... "un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı avukat olduğunu, davalı... Metal Sac Makine şirketinin vekili olarak diğer davalı... Kalıp şirketi aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından itirazın iptali davası açılması için masraf ve belgeleri vermesini beklerken 23.10.2012 tarihinde haksız yere azledildiğini, davalı müvekkil şirket yetkilisince icra dosyasından borçludan tüm alacaklarını aldığından bahisle feragat edildiğini öğrendiğini, davalıların haricen anlaştığını, Avukatlık Kanunu"nun 165. maddesi gereğince vekalet ücretinden birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla akdi ve kanuni vekalet ücreti karşılığı 28.785,21 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar... Metal Sac makine şirketi ve ..."a usulüne uygun tebligat yapılmış, yargılamaya katılmamışlar, davalı ... Kalıp şirketi, aleyhinde başlatılan takibe dayanak fatura bedellerinin takipten önce tahsilat makbuzları ve çek ile ödendiğini, bu nedenle alacaklı şirket vekilinin dosyadan feragat ettiğini, borçlu olmadıklarından Avukatlık Kanunu 165. maddeye göre sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalılar ... Metal Sac Makine şirketi ve ..."a yönelik açılan davanın kabulüne, davalı ... Kalıp şirketine yönelik açılan davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davalı ... Metal şirketi vekili olarak diğer davalı... şirketi aleyhine alacağın tahsili için icra takibine giriştiğini, takibin kesinleştiğini, ancak, icra takibinin tarafları şirketlerin anlaşmaya varmaları üzerine davalı ... Metal şirketi yetkilisince icra takibi dosyasından feragat edildiğini, vekalet ücretinden tarafların sulh olmaları nedeniyle birlikte sorumlu olduklarını iddia ederek alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, sözleşmenin tarafı olmayan karşı tarafın "birden çok olan iş sahipleri" tanımı içinde sorumlu olamayacakları ayrıca sözleşmenin tarafı olmayan karşı tarafın sorumlu olacağı düşünülse dahi, girişilen takipte takip alacaklısı şirket yetkilisinin tek taraflı "alacaklarını haricen borçludan tahsil ettikleri, herhangi bir alacaklarının kalmadığı" açıklamasıyla takipten feragat beyanının, mutlak şekilde takip açısından takip alacaklısı/davalı şirket ve takip borçlusu/davalı şirket olarak tarafların haricen anlaşmış olduğu şeklinde yorumlanamayacağı kabul edilerek davalı ... şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davanın dayanağını teşkil eden Avukatlık Kanunu"nun 165.maddesinde, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” hükmü mevcut olup, davanın sulh ile sonuçlanması halinde, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan miktarın tamamını isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir. (Bkz. HGK.’nun 16.2.1994 T. 1993/13-810 E. 1994/60 K. sayılı kararı) Aynı sorumluluk, müvekkille sulh anlaşması yapan karşı taraf için de geçerlidir. Avukatla müvekkili arasında ücret sözleşmesi bulunmaması (veya sözleşmenin geçersiz olması) halinde, müvekkilin ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasmın, sulh olunan miktar üzerinden, gerek Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde düzenlenen (müvekkilin avukata ödemesi gereken) akdi vekalet ücretinden, gerekse Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Burada, kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusu olup, Borçlar Kanununun 163. maddesinde düzenlenen "alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir" hükmüne göre, müteselsil sorumluluğun gereği olarak, sulh sözleşmesinin taraflarının her biri borcun tamamından sorumludur. Buna göre alacaklı alacağının tamamını, her iki taraftan da talep edebileceği gibi, dilerse sadece birinden de talep edebilir.
    Somut olayda, her ne kadar mahkemece vekalet sözleşmesinin tarafı olmayan davalı ... şirketinin 165. maddede yer alan “birden çok olan iş sahipleri” tanımı içerisinde yer almayacağı gerekçe gösterilerek bu şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ve dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre tarafların sulh olması halinde her iki taraf da ücretten birlikte sorumludur.Bununla birlikte mahkemenin davalı ... Metal şirketinin tek taraflı takipten feragat beyanının mutlak bir şekilde tarafların haricen anlaşmış olduğu şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesi yönünden yapılan incelemede ise, davalı ... şirketi, icra takibine dayanak faturaların takipten önce tahsilat makbuzları ve çek ile ödendiğini, gerçekte olmayan bir borcun tahsili amacıyla takip başlatıldığını savunmuştur. O halde mahkemece, açıklanan bu ilke ve esaslar doğrultusunda, davalı ... şirketinin bu yöndeki delilleri toplanarak, icra takibine dayanak faturalar nedeniyle davalı ... Metal şirketine takipten önce bir borcu olup olmadığı, taraflar arasında sulh bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi