Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/4948
Karar No: 2021/433
Karar Tarihi: 28.01.2021

Zimmet - kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği - denetim görevinin ihmali - 3628 sayılı Yasaya muhalefet - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2020/4948 Esas 2021/433 Karar Sayılı İlamı

5. Ceza Dairesi         2020/4948 E.  ,  2021/433 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, denetim görevinin ihmali, 3628 sayılı Yasaya muhalefet
    HÜKÜM : a)Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine beraat,
    b)Sanıklar ... ve .... hakkında denetim görevinin zincirleme ihmali suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,
    c)Sanık ... hakkında 3628 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine beraat.



    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler ile temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
    Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle CMK"nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Ziraat Bankasının katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, adı geçen kurum vekilinin temyiz istemi ile sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının miktarı gözetildiğinde, CMK"nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanık ... müdafin temyiz isteminin, diğer taraftan temyiz dilekçesinin içeriğine ve dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık ... müdafin ve sonuç ceza miktarları itibarıyla koşulları bulunmayan sanıklar ... ve ... müdafin duruşmalı inceleme taleplerinin CMK"nın 298 ve 299. maddeleri uyarınca ayrı ayrı reddiyle, incelemenin katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine sanığın beraatine, sanık ... hakkında 3628 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve müsadere kararlarının kaldırılarak yerine sanığın beraatine, sanıklar ... ve ... müdafin, sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet ve müsadere hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında 3628 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve müsadere kararlarının kaldırılarak yerine sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik vekalet ücretine münhasır temyiz talebi ile sanık ... müdafin temyiz isteminin reddine dair 23/07/2020 tarihli Ek Karara yönelik temyiz istemi ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    1-Sanıklardan ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine sanığın beraatine, ... hakkında 3628 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak yerine sanığın beraatine ilişkin hükümlere ve ... müdafin temyiz isteminin reddine dair 23/07/2020 tarihli Ek Karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Kamu görevlisi olmayan sanık ..."ın, özgü suç niteliğinde olan ve ancak kamu görevlileri tarafından işlenebilen 3628 sayılı Yasanın 13. maddesine muhalefet suçunun asli faili olamayacağı, bu suça azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği dikkate alındığında, kamu görevlisi olan eşi sanık ... hakkında bu suçtan açılmış bir kamu davası bulunmaması ve faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması gözetilerek tebliğnamede yer alan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı, katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin ve sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendine "Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 6.810,00 TL"nin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, sanık ... hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince kurulan hükmün, ilk derece mahkemesince denetim görevinin ihmali suçundan verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bir hüküm olması sebebiyle CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca temyizi mümkün bulunmadığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 23/07/2020 tarihli ve 2020/715 Esas, 2020/932 sayılı Ek Kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafin temyiz isteminin esastan reddiyle Ek Kararın ve delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ve delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen adı geçen sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine sanığın beraatine ilişkin hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan 5271 sayılı CMK"nın 302/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ ile hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 tarihli ve 2012/1-941-1780 E.-K. sayılı ve 12/04/2011 tarihli ve 51-42 E.-K. sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere temyiz aşamasında geçen sürenin CMK"nın 102. maddesinde öngörülen azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınamayacağı, 5271 sayılı CMK"nın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunmasına ve tutuklama tarihine göre sanık ... müdafin tahliye isteminin REDDİNE,
    2-Sanıklardan ... hakkında verilen müsadere kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm ile ... hakkındaki müsadere kararının kaldırılmasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/12/2018 tarihli ve 2015/10-325 Esas, 2018/662 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere, 5237 sayılı TCK"da yaptırımların "ceza" ve "güvenlik tedbirleri" adı altında ayrı ayrı düzenlenmesi, müsaderenin bir güvenlik tedbiri olarak öngörülmesi, 5271 sayılı CMK"nın 223. maddesinin 1. fıkrasında güvenlik tedbirine ilişkin kararların hüküm olduğunun belirtilmesi karşısında müsadereye ilişkin hükmün, mahkumiyet hükmünden bağımsız bir hüküm olduğunun, temyize konu edilmesi halinde mahkumiyet hükmünden ayrı olarak incelenebileceği, aksi kabulün mahkumiyet ve müsaderenin bağımsız birer hüküm oldukları kuralına aykırılık teşkil edeceği gözetilerek sanıklar hakkında verilen müsadere kararları ayrı bir inceleme konusu yapılmıştır.
    Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 11/03/2016 tarihli raporda sanıklar üzerinde kayıtlı olan ve sanıklarca süreç içerisinde alınıp satılan taşınmazların tapu kayıtlarının, araçların plakalarının ve banka hesaplarına yatırılan paraların toplam miktarlarının belirlenmesi ile yetinildiği, söz konusu taşınır ve taşınmazların nitelikleri ve değerleri, edinilme şekli hususlarında bir tespitte bulunulmadığı, hesap hareketlerine ve sanık ... tarafından paraların yatırıldığı ifade edilen yatırım fonlarına ilişkin detaylı inceleme yapılmadığı, inceleme tarihi itibarıyla sanıkların banka hesaplarında bulunan miktarların tespit edilmediği, sanık ..."ın yüzde ellisine sahip olduğu .... San. Tic. Ltd. Şti"nin kayıtlarının temin edilerek incelenmediği, bu itibarla bahse konu raporun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı,
    Ayrıca, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği nazara alınarak; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suç dönemi içerisinde alıp sattıkları ve halen adlarına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarının niteliklerinin ve değerlerinin belirlenmesi amacıyla detaylıca araştırma yapılması, sanık ..."ın yüzde ellisine sahip olduğu.... San. Tic. Ltd. Şti"nin kayıtlarının getirtilerek sanığın bu şirket vasıtası ile elde ettiği herhangi bir gelir bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile dosyanın tüm ekleri ile birlikte konunun uzmanı bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, adlarına kayıtlı mal varlığı değerlerinin edinilme tarihleri ile suç tarihleri ve malların edinilme şekli karşılaştırılarak suçtan elde edilen paralar ile illiyet bağı kurulup kurulamayacağı konularında ayrıntılı rapor alınmasından sonra hasıl olacak kanaate göre adlarına kayıtlı mal varlığı değerlerinin ilgili kuruma iadesi hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde uygulama yapılması,
    Kanuna aykırı, sanık ... müdafin ve katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin CMK"nın 302/2. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanunun 304/2-a maddesi gereğince dosyanın Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi