7. Ceza Dairesi 2019/3842 E. , 2020/926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma
HÜKÜM : Sanıkların Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan beraatlerine, 5607 sayılı Yasaya muhalefetten sanık ... hakkında beraat diğer sanıklar hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan... İdaresi vekilinin temyiz isteminin tüm sanıklar hakkında suç işlemek için örgüt kurma suçu ile sanık... hakkında kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I) Katılan... İdaresi vekilinin tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Açılan kamu davasının niteliğine ve suç tarihine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan katılan ...İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık ..."nin kaçakçılık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün 20/10/2011"de sanık müdafiisine tefhim edildiği anlaşılmakla, yasal süresinden sonra 19.11.2013 tarihinde hükmü temyiz etmiş bulunan sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) Katılan ...İdaresi vekilinin sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 18.02.2014 tarihli, 2013/13-274 Esas - 2014/78 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ""CMUK"nun 225. maddesi uyarınca Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/1. maddesi uyarınca ceza davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılacağı, aynı kanunun 170. maddesinin 4. fıkrası gereğince iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerektiği, Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2011/71 numaralı iddianamesinde sanık ..."un üzerine atılı 08/06/2010 tarihli eylem anlatılmadığı gibi, iddianamenin anlatım kısmında yer alan olaylarda sanığın herhangi bir eyleminin açıklanmadığı gözetilerek, davaya konu edilmeyen fiil ve olaydan yargılama yapılıp, açılmayan davadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ...İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV) Sanıklar... ..., ... ve ... müdafi, sanık ... müdafi, sanıklar ... ve ... müdafi, sanık ..., sanık ... müdafi ile katılan araç sahibi vekilinin kaçakçılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 141, 5271 sayılı CMK"nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
Hükmün gerekçesinde ise CMK"nun 230. maddesi uyarınca, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirmesinin yapılması, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan veya reddedilen delillerin belirlenmesi ile mantıksal ve hukuksal bütünlük sağlanarak herkesi tatmin edecek ve anlaşılır kararın, bu hali ile Yargıtay denetimine olanacak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 25.01.2011 tarih ve 2010/7-192 E., 2011/1 K. sayılı kararında belirtilmiştir.
Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.
5271 sayılı CMK"nun 230. maddesinin 1/c bendine uygun şekilde ulaşılan kanaat ve sanıkların suç oluşturduğu kabul edilen fiillerine uygun delillerin nitelendirilmesi yapılarak, mahkumiyete götüren delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmalı, deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurularak, dava konusu olayları tek tek irdelenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken CMK"nun 289/1-g hükmüne aykırı davranılarak denetime imkan vermeyecek şekilde yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiileri ile katılan araç sahibi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK"nun 302/2. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK"nun 325. maddesi uyarınca bozmanın niteliğine göre temyiz istemi reddedilen sanığa sirayetine, 15/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.