(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/2543 E. , 2021/2913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, davacı Vakıflar İdaresinin tutunduğu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren bütün gittileri ile birlikte revizyon gördüğü parselleri de gösterir şekilde getirtilmesi, Hazinece yapılan kamulaştırmadan sonra davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü üzerinde kalan taşınmaz olup olmadığının araştırılması ve bu konuya ilişkin tapu kayıtlarının tümünün getirtilmesi, kamulaştırmaya ilişkin harita ile dağıtım haritalarının getirtilmesi, taşınmazın bu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının ve hangi kaydın kapsamında kaldığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, davalı tarafın dayandığı 1952 yılında alınan hasımsız tescil ilamının Vakıflar İdaresini bağlamayacağının göz önünde tutulması, taşınmazın Vakıflar İdaresi uhdesinde kalan tapu kaydının kapsamında bulunduğunun anlaşılması durumunda zilyetlikle kazanılamayacağı da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 361 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan krokide gösterilen 25.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmın 361 parsel olarak davalı ... adına ve aynı krokide (A) harfiyle gösterilen 11.750,00 metrekare yüzölçümlü kısmın en son parsel numarası verilerek davalı Hazine adına tapuya kaytı ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Oysa ki, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından dayanılan Ekim 1945 tarih 5 ile 19 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza komşu parselleri kapsamaması nedeniyle dava konusu taşınmazı da kapsamadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, önceki tarihli bozma ilamında, davacının dayandığı tapu kaydının tüm tedavülleri ile kamulaştırmaya ilişkin harita ile dağıtım haritalarının getirtilerek Hazinece yapılan kamulaştırmadan sonra davacı üzerinde kalan taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak, çekişmeli taşınmazın bu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı hususunun belirlenmesi vurgulandığı halde, anılan kayıtların getirtilmediği gibi, mahallinde keşif yapılmaksızın, dosya üzerinden alınan 29.05.20017 tarihli fen bilirkişi raporundaki, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalmadığına ilişkin değerlendirmeyle yetinilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacı Vakıflar İdaresinin tutunduğu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren bütün gittileri ile birlikte revizyon gördüğü parselleri de gösterir şekilde getirtilmeli, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü"ne ait tapu kaydında yazılı taşınmazın 1951 yılında kamulaştırma sonucu mülkiyetinin Hazineye geçtiği, Hazine tarafından da 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca üçüncü kişilere dağıtıldığı ve dağıtım sonucu tapu kayıtlarının oluştuğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre Hazine tarafından yapılan kamulaştırmadan sonra davacı Vakıflar üzerinde kalan taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bu konuya ilişkin tapu kayıtları ve kamulaştırmaya ilişkin harita ile dağıtım haritaları getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları, tesislerinden itibaren tedavülleriyle birlikte okunup sınırları mahalli bilirkişilere tek tek okunarak zeminde göstertilmek suretiyle uygulanmalı, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisine, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar ile tapu kaydının kapsadığı beyan olunan bölüm haritasında farklı renklerle işaretlettirilerek, uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve böylelikle varsa revizyon gördüğü parseller de göz önüne alınarak tapu kayıtlarının dava konusu bölümleri kapsayıp kapsamadığı net olarak tespit edilmeli; komşu parseller hakkında davacıı tarafından açılan dava dosyalarıda getirtilerek dikkate alınmalı ve bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.