13. Hukuk Dairesi 2016/10628 E. , 2017/9393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avuktınca duruşmasız, davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, 1893 ada 136 parselde kayıtlı A blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün satışı için mal sahipleriyle anlaştığını, davalıya bu taşınmazı gezdirip gösterdiğini ve davalı ile taşınmazın 1.100.000,00TL"ye satın alınması hususunda sözleşme imzalandığını, ancak davalının satıcı ile sözleşme imzalamaya yanaşmadığını, sonrasında taşınmazın davalı tarafça 18.12.2012 tarihinde satın alındığını öğrendiğini, imzalanan sözleşme gereği %6 komisyon ücreti ve %3 oranında cezai şart alacağının ödemesi gerektiğini ileri sürerek; alacağın tahsili amacıyla başalattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 22.000,00 TL komisyon ücreti ve 33.000,00 TL cezai şart olmak üzere 55.000,00 TL asıl alacak ile bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına, kabul edilen 22.000,00 TL komisyon ücreti alacağı üzerinden %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen 44.000,00 TL komisyon ücreti alacağı üzerinden %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesinde takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan kanun hükmü uyarınca davacı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir. Ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK."nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının "Hüküm" fıkrasının 5. bendinde yer alan “ Reddedilen 44.000,00 TL komisyon ücreti alacağı üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Şartları oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,” cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.625,09 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 27,70 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.