22. Hukuk Dairesi 2015/27481 E. , 2018/6329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili; husumet itirazında bulunmuş, müvekkili Kurum ile diğer davalı arasında asıl işveren- alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, davacı iddia ve taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Turizm Taş. Tekstil Reklam Tem. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; ihale ile üstlenilen işin bitmesi ile davacının iş sözleşmesinin sona erdiğini, diğer davalının kamu kurumu olması sebebi ile fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının yapılmadığını, nadiren yapılan fazla çalışmalara ait ücretlerin ödendiğini, davacının hafta tatillerini kullandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin tüm, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışması bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı işçi davalı DSİ Genel Müdürlüğü bünyesindeki değişen alt işverenler nezdinde 04/05/2009- 14/12/2013 tarihleri arasında şoför olarak çalışmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; puantaj kayıtlarına göre günde 2009 yılında 262, 2010 yılında 244, 2011 yılında 225, 2012 yılında 248 ve 2013 yılında 227 km mesafe katettiği belirtilerek davacının günlük ortalama kilometre üzerinde katettiği kilometrelere ait günlerde ortalama 3 saat, çalışarak geçirdiği cumartesi ve pazar günlerinde ise 7,5 saat fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de, karara esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından sunulan görev emirleri ve kartlarında davacının çalıştığı ve çalışmadığı günler ile yapılan kilometreler belirtilmekle, bu kayıtlara ilişkin tek tek döküm yapılmak suretiyle bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınarak yapılacak hesaplama neticesinde fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir.
3- Davanın ihbarının düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 61. maddesinde “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmü getirilmiştir. İş davalarında özellikle işçinin aynı asıl işverene ait işyerinde aralıksız şekilde birden çok alt işveren nezdinde çalışması durumunda, davalı asıl veya alt işverenlerin dava sonunda ödemek durumunda kalacakları dava konusu alacakları diğer alt işverenlere rücu etme hakkı bulunduğundan ve özellikle uzun bir çalışma dönemine ilişkin davalarda birden çok alt işveren nezdinde çalışmalar mevcut olduğundan, bu çalışmalara ilişkin ödeme yapılmış olması ve bu ödemelere ilişkin evrakların bu alt işverenlerde bulunması ihtimaline karşı davanın alt işverenlere ihbarı ayrıca önem kazanmaktadır.
İhbarın şeklinin yer aldığı 62. maddesine göre ise ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından işveren Zekeriya Yiğit"e davanın ihbar edilmesinin istendiği; ancak, Mahkemece davanın ihbarı yönünde bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın işveren Zekeriya Yiğit"e ihbar edilerek varsa eksik olan belgeler istenerek davacının çalışma dönemine ait tüm bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.