12. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/33652 Karar No: 2013/40439
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2013/33652 Esas 2013/40439 Karar Sayılı İlamı
12. Hukuk Dairesi 2013/33652 E. , 2013/40439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/05/2013 NUMARASI : 2013/99-2013/273
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, Gaziantep İcra Dairesi"nin yetkili olduğunu belirterek Mersin icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgâhının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde 6102 Sayılı TTK. nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabilir. 6102 TTK. nun 777/4. maddesi uyarınca tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono, tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1086 Sayılı HUMK. nun 22. maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri, buna göre, tüzel kişilerin yanında gerçek kişilerin de yetki sözleşmesi yapabilecekleri düzenlenmiş bulunmaktaydı. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak sınırlandırılmıştır. Somut olayda alacaklının bonoya dayalı olarak 11.02.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, ödeme emrinin 27.02.2013 tarihinde tebliği üzerine borçlunun yasal sürede yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, HMK. nun 448. maddesi gereğince, bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, (olayımızda tamamlanmış bir işlem bulunmadığından) derhal uygulanacağı ilkesi de dikkate alınarak, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK"nun 17. maddesi gereğince itirazın değerlendirilmesi gerekir. Takibe konu bonoda tarafların tacir olduklarına dair bir ibare bulunmadığı gibi, bu konuda bir belge de sunulmadığına göre takibe dayanak bononun tacirler arasında düzenlenen bono olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle bonoda yer alan yetki şartı geçersizdir. Ayrıca borçlunun yerleşim yeri ve bononun tanzim yerinin de Gaziantep olması nedeniyle yetkili yer Gaziantep icra dairesi olup, Mersin İcra Dairesi yetkisizdir. O halde mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.