Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/4849
Karar No: 2019/5737
Karar Tarihi: 06.05.2019

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/4849 Esas 2019/5737 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, bir minibüs şoförünün taksirle yaralama suçu işlemesi sonucu mahkumiyetine karar vermiştir. Sanığın yolculuk sırasında viraja hızlı girdiği ve bu nedenle aracın şarampole yuvarlandığı, kazada bazı yolcuların yaralandığı belirlenmiştir. Ancak mahkeme, sanığın kusurunun derecesini yanlış tespit ederek fazla ceza verdiği, bilinçli taksirin kanıtlanamadığı, ceza işleminde belirtilen kanun maddelerinin uygun şekilde uygulanmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kanun Maddeleri:
TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri.
12. Ceza Dairesi         2017/4849 E.  ,  2019/5737 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
    ... vekili, Mağdur ... vekili

    Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, katılanlar ..., ..., ... vekili, mağdur ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1-Mağdur ... vekilinin ve katılanlar ..., ..., ... vekili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
    Mağdur vekiline 06.03.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mağdur vekilinin de hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 21.03.2017 tarihinde temyiz ettiğinin ve katılanlar vekiline 04.03.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, katılanlar vekilinin de hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 12.03.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince temyiz istemlerinin isteme kısmen uygun olarak REDDİNE;
    2-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni gösterdiğine, lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmaksızın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kanun maddelerinin uygulanmamasının yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    07/07/2007 günü saat 19:00 sıralarında, bölünmemiş, çift yönlü, 6.5-7 metre genişliğinde, kenarlarında 30 cm banket ve yolun ortasında devamlı düz çizgi bulunan D 90 devlet otoyolunda, kuru, asfalt zeminde, meskun mahal dışında, sanık sevk ve idaresindeki minibüs ile Diyarbakır ilinden Genç ilçesine seyir halinde iken Genç ilçe merkezine 3 km kala viraja hızlı girmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gidiş istikametine göre sağ taraftan yoldan çıkarak şarampole yuvarlandığı kazada, araçta bulunan katılanlardan üçünün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde; beşinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığı oluşacak şekilde, birinin ise hayati tehlike oluşacak şekilde yaralandıkları olayda,
    1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu yaralananları sayısı ve niteliği gözetilerek, en üst sınırdan teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini;
    2-Sanığın sollama yasağı olan yolda hızını mahal şartlara göre ayarlamaması ve yolda arızalanan minibüsün arızasını giderdiğini düşünerek yola devam etmesinde daha sonradan araç üzerinde yapılan incelemede herhangi bir mekanik arızanın da tespit edilememiş olması karşısında, bu durumların kusurunun belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken ölçütler olduğu, bu kapsamda, bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkin somut delil bulunmayan sanık hakkında, koşulları oluşmadığı gözetilmeden somut bir gerekçe gösterilmeksizin TCK"nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi;
    3- TCK"nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin azami hadden 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi
    Kabul ve uygulamaya göre ise;
    1-Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin TCK"nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
    2-TCK"nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmeyeceğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi