11. Hukuk Dairesi 2017/1067 E. , 2018/4336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2016 tarih ve 2013/409-2016/1059 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bir çok branşlarda hekim kadrosu ile hizmet sunmak için davalı şirketle protokol imzaladıklarını, ruhsatın hastane ön izin başvurusunda kullanılmak üzere devir yapıldığını, daha sonra ek protokol düzenlenerek tıp merkezinin davalının hastane ruhsatı almasına kadar ... tarafından işletileceğine karar verildiğini, tüm maaş, sosyal haklar, işletme giderleri, vergi stopaj vs her türlü yükümlülüklerin ... Merkezi Özel Sağlık Hiz. Ltd. Şti."ye ait olacağını, Hanzade"nin ise bu işlemlerle ilgilenmek üzere bir muhasebe elemanı görevlendireceğini, davalı tarafça uygulamada bu görevlendirmenin yapılmadığını, düzenli maaş alamayan çalışanların istifa etmeleri nedeniyle tıp merkezinin 19/09/2012 tarihinde faaliyetini durdurduğunu, davacı şirket yetkilisinin noter aracılığıyla ihtarname gönderdiğini, davalı tarafa tebliğ edildiğini ileri sürerek davacı şirketin tüm zararları hesaplanarak kapalı kalan her ay için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın tahsiline, ruhsat kadro satışının iptaline, fazlaya ilişkin kar kaybı, munzam zarar, maddi manevi her türlü haklarının kabulü ile en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket satılan kadro ve ruhsatın iptalini talep ettiğinden satış bedeli 800.000,00 TL üzerinden harç yatırılmasının gerektiğini belirterek davacı şirketin kusurlu ve kötü niyetli davranışları ile protokol hükümlerine uymaması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından protokolün kendisine yüklediği yükümlülüklerin yerine getirildiği, belirlenen bedelin ödendiği, protokolde, oluşan zararlardan davalının sorumlu tutulacağına ilişkin her hangi bir hüküm bulunmadığı, aksine protokolün, davacıya yükümlülükler yüklediği, davacı tarafından kadronun eksiltilmesi veya devrin gerçekleştirilmemesi halinde davalıya 2.000.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının, basiretli bir tacir gibi davranarak işletmenin aksamaması için gerekli önlemleri alması, gerekli sermayeyi bulundurması gerektiği, işletmenin zarara uğramasına davacının kendisinin sebebiyet verdiği, zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde protokol gereği hak ediş bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkin bir talep bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.