10. Hukuk Dairesi 2018/4491 E. , 2019/3740 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, davacının malûllük oranının tespiti ile davacıya yeniden yaşlılık aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların kesilme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında "Dava nitelikçe davacının malûllük oranının tespiti ile 506 sayılı Yasa"nın 60/1-C-b bendine göre davacıya bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesi istemine ilişkin olup, Mahkemece, davacının isteminin malûllük aylığı bağlanmasına ilişkin olduğu şeklindeki hatalı değerlendirme ile malûllük aylığı bağlanma koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, bu karar usûl ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Mahkemece yapılması gereken iş, dosya kapsamından net tarihi anlaşılamadığından davacının aylığının kesildiği tarihin Kurum"dan sorularak, Adli Tıp Kurumu"ndan yaşlılık aylığının kesilme tarihi itibariyle davacının sakatlığının 506 sayılı Yasa"nın 60/1-C-b bendi kapsamında olup olmadığı konusunu içerecek şekilde bir rapor alınmalı, rapora göre davacının anılan madde uyarınca yaşlılık aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." şeklinde bozma hususları belirtilmiştir.
Bozma sonrası 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 21.11.2016 tarihli raporda;
"Ordu Devlet Hastanesi"nin 29.08.2007 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda; sol alt ekstremitede postflebitik sendrom, pretibial preülserasyon sağ bacakta postflebitik sendrom tespit edildiği, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 52 olduğu kayıtlı olup, her iki alt ekstremitede postflebitik sendrom, sağ tarafta preülserasyon tanımlandığı dikkate alındığında bu tarihte yürürlükte olan 2006 yılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,Ek4(Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranları cetveli) Kardiovasküler Sistem, Damar Hastalıkları, 4- Venöz Sistem hastalıkları a) staz ülseri bulunmayanlar (20), b) staz ülseri bulunanlar 1-tek ekstremite (40) olmak üzere Balthazard Formülüne göre özürlülük oranının %52 olduğu,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi"nin 03.12.2011 tarihli raporunda; hastanın her iki alt ekstremitesinde staz dermatiti yara olduğu, ekstremitelerde renk değişimi, çap artışı da olduğu, her iki ekstremitede yer yer pakeler ve veriköz genişlemeler gözlenmekte olduğu, bildirilmekle,bu tarihte yürürlükte olan 2010 yılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,Ek4(Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranları cetveli) Kardiovasküler Sistem, Damar Hastalıkları, 4- Venöz Sistem hastalıkları b) staz ülseri bulunanlar 2-iki ekstremite (70) olmak üzere özürlülük oranının %70 olduğu,
Ordu Boztepe Devlet Hastanesi"nin 09.09.2009 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda; derin ven trombozu tanısı olduğu, sekel olmadığı, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 0 olduğunun bildirildiği, sekel olmadığı kayıtlı olmakla birlikte trombozun tek taraflı ya da iki taraflı olup olmadığı anlaşılamadığı, iki taraflı olması halinde özürlülük oranının %40,tek taraflı olması halinde özürlülük oranının %20 olacağı,
2007 yılında tanımlanan bulgular ve 2011 yılında tanımlanan bulgular birlikte değerlendirildiğinde iki taraflı derin ven trombozunun tamamen iyileşmiş olmasının beklenmeyeceği ancak tedavi ile staz ülseri vb gibi komplikasyonunda düzelme meydana gelmiş olabileceği bu durumda 2009 yılında iki taraflı staz ülseri bulunmayan derin ven trombozu arızası nedeniyle özürlülük oranının %36 olacağı mevcut belgelerle Kurulumuzca daha ileri yorum yapılamadığı, "şeklinde özürlülük oranı tespiti yapıldığı,10.08.2017 tarihli Adli Tıp Genel Kurul raporunda da aynı tespitlerle davacının özürlülük oranının % 36 olacağı şeklinde rapor düzenlendiği dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu ve Genel Kurul tarafından;"2007 yılında tanımlanan bulgular ve 2011 yılında tanımlanan bulgular birlikte değerlendirildiğinde iki taraflı derin ven trombozunun tamamen iyileşmiş olmasının beklenmeyeceği ancak tedavi ile staz ülseri vb gibi komplikasyonunda düzelme meydana gelmiş olabileceği bu durumda 2009 yılında iki taraflı staz ülseri bulunmayan derin ven trombozu arızası nedeniyle özürlülük oranının %36 olacağı mevcut belgelerle Kurulumuzca daha ileri yorum yapılamadığı"şeklinde değerlendirme ile rapor düzenlenmesi hatalı olup,Ordu Boztepe Devlet Hastanesi"nin 09.09.2009 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunun dayanağı tıbbi bilgi ve belgeler ve 29.08.2007,03.12.2011 tarihli raporların dayanağı tıbbi bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle ,yaşlılık aylığının kesilme tarihi itibariyle davacının sakatlığı ile ilgili Adli Tıp Üst Kurulundan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.