13. Ceza Dairesi 2019/10670 E. , 2020/1564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, 6136 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Olay günü temyiz dışı vefat eden sanık ... ile sanık ...’in hırsızlık maksadı ile müşteki ...’nın evine gittikleri, sanık ...’in araç içinde dışarda beklediği sanık ...’ın müştekinin evine girerek müştekinin silahını çaldığı, ancak evinde hırsızla karşılaşan müştekinin durumu fark ederek “hırsız var!” diye bağırması üzerine sanığın kaçarak dışarı çıktığı, karşısına çıkan müşteki tanık ...’a çaldığı silahı yönelterek tehditte bulunduğu, vefat eden sanık ... yönünden eyleminin yağma suçuna dönüştüğü ancak sanık ... ile hırsızlık suçunu planlama aşamasında birlikte olan ve olay yerine de gelen sanık ...’in yukarı çıkmadığı, gözcü olarak araçta beklediği, ani gelişen ve yağmaya dönüşen suçtan sanık ... haberdar olmadığı gibi eyleme de katılmadığı, üstelik yağma suçunda kullanılan silahın tesadüfen hırsızlık suçuna konu olan tabanca olduğu bu tabancanın müştekinin evinde bulunduğundan bilgisinin dahi olmadığı bu durumda hırsızlık suçunu planlayan şeriklerin görmedikleri alanlardaki gerçekleşen eylemin ancak doğal sonuçlarından yani öngörülebilen sonuçlarından sorumlu oldukları, planlamadıkları olayın doğal sonuçlarından da olmayan eylemlerinden sorumlu olmayacakları, öğreti de “bir suçun işlenişine sonradan iştirak eden kişinin müşterek fail olarak sorumlu tutulabilmesi için suçun işlenişine bulunduğu katkıyla bu suçun bütünü üzerinde müşterek bir fiil hakimiyeti sağlaması gerekir. Bir başka ifade ile suçun işlenişine sonradan iştirak eden şahıs suçun işlenişine bulunduğu katkıyla önceden müstakil fail olarak suçun icra hareketlerini gerçekleştirmeye başlayan şahsın gerçekleştirdiği vakıalar üzerinde de müşterek hakimiyet kurmalıdır ki, müşterek fail olarak sorumlu tutulabilsin. (Prof.Dr. İ. Özgenç – TCK Genel Hükümler 12. Bası, sahife 522)” Müştekinin evinin dışında bekleyen ve aniden gelişen yağma suçuna iştirak iradesi bulunmayan sanık ...’in yağma suçundan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık ... yönünden yağma suçunu işlediğine dair bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ..."ın gerçekleştirdiği yağma fiilinden sonra, mağdura ait tabancayı saklaması için ..."e verdiği, ..."in ise; 49 gün sonra yakalanıp ifadesinin alınması üzerine tabancayı sakladığı yeri söyleyip ruhsatlı olan suç konusu tabancanın mağdura iadesini sağladığı olayda, sanık hakkında hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve ayrıca sanık ... hakkında, soyut tehlike suçu olan 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın olayı birden fazla kişi ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 119/1-c maddesi gereğince verilen cezada artırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK"un 326/son. maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 11/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.