
Esas No: 2008/2605
Karar No: 2008/3302
Karar Tarihi: 24.07.2008
Görev - Malik Hanesinin Açık Bırakılması - Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2008/2605 Esas 2008/3302 Karar Sayılı İlamı
7. Hukuk Dairesi 2008/2605 E., 2008/3302 K.
7. Hukuk Dairesi 2008/2605 E., 2008/3302 K.
- GÖREV
- MALİK HANESİNİN AÇIK BIRAKILMASI
- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ]
- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 5 ]
- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 30 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce dava dışı F.Güzin tarafından Hazine ve G... Belediyesi tüzel kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası Kadastro Mahkemesine aktarılmadan hükme bağlanarak taşınmazın 1388 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı F.Güzin adına tapuya tesciline karar verilmiş, verilen hüküm Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı M.Alper kesinleşmiş tescil ilamı uyarınca F.Güzin"e ait olan 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın 10.01.1995 gün ve 1387 yevmiye nolu vasiyetname ile kendisine vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazın adına tesciline karar verildiğini, tescil ve tenfiz kararlarına konu yerlerin aynı yer olup olmadığı hususunda uygulamada tereddüt (duraksama) bulunduğunu, bu nedenle vasiyetin tenfizinin yapılamadığını öne sürerek 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazla tescil ilamının kapsamı olan taşınmazın aynı taşınmaz olduğunun tespiti istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmış, anılan mahkemece 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm ve malik hanesinin doldurulmadığı, tespitin kesinleşmediği gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiş, dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.02.2008 günlü rapor ve eki haritada gösterilen 231 m2 yüz-ölçümündeki bölümünün İmar Kanunu"nun 18. maddesi hükmünün uygulaması sonucunda 509 ada 2 parsel numarasını alan 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, verilen hüküm de davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden dava ve temyize konu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 11.03.1992 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 5. maddesi hükmü uyarınca yapıldığı, taşınmazın Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 1989/77 esas, 1991/108 karar sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik hanesinin açık bırakıldığı, tespit gününden önce dava dışı F.Güzin tarafından 16.09.1991 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre genel mahkemede açılan tescil davasının Kadastro Mahkemesine aktarılmadan 16.09.1991 tarihinde hükme bağlandığı ve taşınmazın 1388 m2 yüzölçümündeki bölümünün F.Güzin adına tesciline karar verildiği, verilen hükmün yargı denetiminden geçerek 18.06.1993 tarihinde kesinleştiği, F.Güzin"in 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazı 10.01.1995 günlü ve 1385 yevmiye sayılı vasiyetname ile vasiyet ettiği davacı M.Alper tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi davası sonucunda Şişli Asliye Üçüncü Hukuk Mahkemesi"nin 2004/145 esas, 2005/153 karar sayılı ilamı ile taşınmazın M.Alper adına tesciline karar verildiği, hükmün 25.05.2005 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu arada imar uygulamasına tabi tutulan taşınmazın 25.05.2005 tarihinde 1120,34 m2 yüzölçümü ile 509 ada 2 parsel olarak tapuya tescil edildiği ve yeni oluşan bu taşınmazın 999/2400 payının davalı olduğu belirtilerek malik hanesinin açık bırakıldığı, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleşmemesi ve tapuya tescil edilmemiş olması nedeniyle vasiyetnamenin tenfızine ilişkin hükmün infazında tereddüt doğması üzerine davacı M.AIper"in Gökçeada Sulh Hukuk Mahkemesi"nde görülen davayı açtığı, anılan mahkemece 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleşmediği gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verildiği, hükmün yargı denetiminden geçerek 03.07.2007 tarihinde kesinleştiği ve dava dosyasının Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir taşınmazın kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde, kadastro tespit gününden önce aynı taşınmazla ilgili olarak açılmış davalar yönünden genel mahkemenin görevi 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 26. maddesi hükmü uyarınca kendiliğinden sona erer ve bu tür davaların Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekir. Öte yandan, sicillerin doğru tutulmasından devlet, dolayısıyla Hazine sorumludur. Kadastro hakiminin gerçek ödevi ve kadastronun amacı infazı mümkün doğru sicil oluşturmak, açık bir deyişle taşınmazın türünü, geometrik durumunu, yüzölçümünü ve hak sahibini aktarılan davanın açıldığı gündeki hukuksal duruma göre belirlemekten ibarettir.
Somut olaya gelince, dava ve temyize konu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde genel mahkemenin görevinin kendiliğinden sona ermesi nedeniyle tespit gününden önce genel mahkemede açılan tescil davasının hükme bağlanmadan Kadastro Mahkemesine aktarılması zorunlu ve taşınmazın yüzölçümü ve malik hanesinin Kadastro Mahkemesince doldurulması gerekmekte ise de, genel mahkemede açılan tescil davasının Kadastro Mahkemesine aktarılmadan hükme bağlandığı, verilen hükmün yargı denetiminden geçerek kesinleştiği, tescil davasının Kadastro Mahkemesine aktarılmasının fiilen ve hukuken olanaksız hale geldiği, Gökçeada Sulh Hukuk Mahkemesi"nin görevsizlik kararının da yargı denetiminden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde, tescil davasının Kadastro Mahkemesine aktarılmamış olması sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 30/2. maddesi hükmü uygulanarak Kadastro Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece davanın esasına girilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için dava ve temyize konu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın gerçek yüzölçümü ile gerçek malikinin kim ya da kimler olduğunun belirlenerek tutanağın yüzölçüm ve malik hanesinin de doldurulması, kadastro paftası ile kesinleşen tescil hükmünün dayanağı haritanın yöntemine uygun biçimde yerine uygulanması ve kapsamlarının belirlenmesi, tescil hükmünün 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsayıp kapsamadığının, tamamını kapsamıyorsa hangi bölümlerini kapsadığının duraksamasız saptanması zorunludur. Mahkemece 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın gerçek yüzölçümünün ne olduğu, gerçek malikinin kim ya da kimler olduğu araştırılıp soruşturulmadığı gibi, tutanağın yüzölçüm ve malik hanesinin mahkemece doldurulması gerektiği de gözardı edilmiş, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın ve kesinleşen tescil hükmünün dayanağı haritanın kapsamları belirlenmemiş, tescil hükmünün 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsayıp kapsamadığı, tamamını kapsamıyorsa hangi bölümlerini kapsadığı araştırılıp soruşturulmadan sadece tespit istemi yönünden hüküm verilmiş, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm ve malik hanesinin açık bırakıldığı, bunların Kadastro Mahkemesince doldurulması gerektiği gözardı edilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı olarak hüküm verilemez.
O halde mahkemece yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi harita yüksek mühendisi, harita mühendisi ve tapu fen elemanından mahkemece re"sen oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulu, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tescil hükmünün dayanağı haritanın ölçekleri eşitlenerek yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi kurulu eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz ile tescil hükmünün kapsamı duraksamasız saptanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından da yararlanılmalı, dava konusu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın gerçek yüzölçümünün ne olduğu, gerçek malikinin kim ya da kimler olduğu, kesinleşen tescil hükmünün dayanağı haritanın 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tamamını kapsayıp kapsamadığı, tamamını kapsamıyorsa hangi bölümlerini kapsadığı araştırılıp soruşturulmalı, bu değerlendirme yapılırken içerdiği miktar ve kapsamı ile sınırlı olarak kesin hükmün taraflarını ve haleflerini bağlayacağı gözden uzak tutulmamalı, bu konularda bilirkişilerden kapsamlı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm ve malik hanesinin mahkemece doldurulması gerektiği de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine"nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 24.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.