Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2227
Karar No: 2017/5842
Karar Tarihi: 06.07.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/2227 Esas 2017/5842 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/2227 E.  ,  2017/5842 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R

    Dava, davacının davalı işyeri sahipleri nezdinde 01.01.1993-01.04.2002, 01.01.2005-01.05.2006 ve 01.01.2008-01.02.2009 tarihleri arasında kesintili olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacının davalı işverenler ...ve ..."a ait (...) ... sicil namaralı iş yerinde, 01/01/2005 ila 01/05/2006 ve 01/01/2008 ila 01/02/2009 tarihleri arasında toplam 754 gün davalı iş verene tabi kesintisiz çalışma süresinin bulunduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine” şeklinde karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıya ait hizmet cetvelinde ihtilaf konusu dönem içerisinde 06/05/2004-01/06/2004, 12/09/2006-14/09/2006, 03/09/2008-31/12/2008 tarihleri arasında dava dışı işyerleri nezdinde geçen hizmetlerinin Kurum"a bildirildiği, davalı işyerince Kurum"a bildirilmiş herhangi bir hizmetinin bulunmadığı, davalı işyerinin 01/11/2000-31/11/2000 tarihleri arasında ... sicil no ile ... imalı faaliyetinden dolayı Kanun kapsamında olduğu, yapılan zabıta araştırması neticesi komşu işyeri çalışanlarının tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkemeye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı ve kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, hizmet tespiti hükmünün kurulduğu dönem yönünden ... imalı faaliyetinin yürütüldüğü davalı işyerinin faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmakla Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hüküm hatalı olmuştur.
    Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; hizmet tespiti hükmünün kurulduğu 01/01/2005-01/05/2006 ve 01/01/2008-01/02/2009 tarihleri arası dönem yönünden, davalı işyerinin faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını işyerine ait vergi kaydı, elektrik, su, doğalgaz faturaları ile araştırmak, Belediye, zabıta aracılığıyla davalı işyerinin hangi tarihlerde faal olduğunu belirlemek, davalı işyerinin Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte faal olduğunun belirlenmesi halinde toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra çıkacak sonuca göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.
    Öte yandan, Mahkemece, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir hüküm kurulması gerekmektedir. Gerçekten davacının davalı işyerinde geçen çalışma süreleri hesap edilirken dava dışı işyerinde geçen çalışması dışlanmasına rağmen bunun hükümde açıkça belirtilmediği anlaşılmakla hükmün infazında tereddüt uyandıracak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Kabule göre de kurulan hükmün vekalete ilişkin 6.fıkrasında “davalılara” ibaresinden sonra gelen “..." ya” ibaresinin sehven hükümde yer aldığı anlaşılmakla bu haliyle kurulan hüküm hatalı olmuştur.
    O halde davalı Kurum ve davalı işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ..."a iadesine
    06/07/2017 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi