16. Hukuk Dairesi 2017/5824 E. , 2019/8066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 15 ada 1047 parsel sayılı 165,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ... Önçurak, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 15 ada 1047 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile eşit hisseli şekilde davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ...’e velayeten ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup, tapu dışı yolla davacılar tarafından satın alındığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydı ifrazen oluştuğu halde haritası bulunup bulunmadığı araştırılmamış, mahkemece icra edilen keşif sırasında uygulanarak taşınmazın kayıtlardan hangisinin kapsamında kaldığı belirlenmemiş ve harici satın almaya dayanan davacı lehine Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığı belirlenmeksizin karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaza revizyon gören, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve haritası ile birlikte getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında öncelikle teknik bilirkişi eliyle taşınmaza revizyon gören, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının krokisi/haritası zemine uygulanarak kaydın kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, bu yolla çekişmeli taşınmazın tespite esas alınan müfrez tapu kayıtlarının hangisinin kapsamında kaldığı duraksamasız şekilde saptanılmalı, tapu kaydında birden fazla malik bulunması halinde taşınmazın taksim edilip edilmediği, edilmiş ise kime düştüğü belirlenmeli; ayrıca yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, taşınmazın kimden kime kaldığı, kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı ve davacının bu yeri satın alıp almadığı, almış ise kimden hangi tarihte satın aldığı hususları sorulup saptanılmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde bu çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; bundan sonra taşınmazın kayıt kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanun"un 13/B-b maddesinde tapulu taşınmazların zilyedinin taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tespit yapılacağı hükmü gözönüne alınmak suretiyle, davacı yararına belirtilen maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.