Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/35312
Karar No: 2016/2175
Karar Tarihi: 28.01.2016

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/35312 Esas 2016/2175 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/35312 E.  ,  2016/2175 K.

    "İçtihat Metni"


    ...ı-k.davalı) vekili avukat ... ile 1-... 2-... (davalılar-k.davacılar) vekilleri avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.1.2014 tarih ve 105-20 sayılı hükmün Dairenin 25.6.2015 tarih ve 29406-22095 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar-k.davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

    KARAR

    Davacı, davalı ile aralarındaki alacak borç ilişkisi nedeniyle takip başlattığını, davalıların bu takibe konu senetle ilgili olarak açtıkları menfi tespit davasının reddedilerek kesinleşmesine rağmen takibe haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, gerçekte borç doğurucu bir ilişki olmaksızın davacının zoru altında alınan senetlerin hüküm ifade etmediğini, bağış ilişkisi kabul edilse dahi yazılı şekle uyulmamakla geçersiz olduğunu, kendi açtıkları davanın davacı lehine değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş, ikame ettikleri karşı dava ile şirketlerinin askıda olması nedeniyle ifa yükümlülüklerinin kalktığının tespini dile getirmiştir.
    Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 25.6.2015 tarih, 2014/29406 esas-2015/22095 karar sayılı ilamı ile onanmış, bu kez davalı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
    2-Uyuşmazlığa konu asıl dava, ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğünün 2012/1841 sayılı ilamsız takibinde davacı 50.000,00 TL lik bonoya dayalı alacağının tahsilini istemiştir. Takibin dayanağı senetle ilgili olarak 2009/3599 sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış ise de icra hukuk mahkemesi kararı ile takip iptal edilmiştir. Davalı borçlular bu davaya konu 30.1.2009 vade tarihli senet dahil iki senet hakkında 30.1.2009 tarihinde menfi tespit istemi ile dava açmışlar, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 25.3.2011 tarihli karar ile davanın reddine hükmetmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu süreçte senet zamanaşımına uğramakla kambiyo senedi vasfını kaybetmiş, davacı tarafça bu kez ilamsız takibe girişmiştir. Zamanaşımına uğrayan senet yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup alacak iddiasını dile getiren davacı tarafça temel ilişkinin yasal delillerle ispatı gerekmektedir. Davalı tarafın ikame ettiği menfi tespit davasının, istemin ve taraf yönlerinin farklılığı nedeniyle eldeki davada kesin hüküm teşkil etmeyeceği açıktır. Bu karar ancak kuvvetli delil niteliği arz eder mahiyettedir. Ispat yükü kendisine düşen davacı taraflar için bağlayıcı olan 20.10.2008 tarihli protokol ile temel ilişkiyi ispat etmiştir. Bu tespitten sonra asıl davada çözümlenmesi gereken; icra takibine konu istemlerin hukuka uygun olup olmadığıdır. Davacı 2012/1841 sayılı takipte 50.000,00 TL asıl alacak, 29.740,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.740,07 TL alacağın asıl alacak üzerinden işleyecek değişken faizini ve faizin KDVsini talep etmiştir. Davalı borçlu asıl borca, işlemiş faize ve fer"ilerine itiraz ederk takibin durmasını sağlamıştır. Takibin dayanağı senedin asıl borçlusu davalı ... ... AŞ olup, diğer davalı ... senette kefil sıfatıyla yer almıştır. Senet kambiyo senedi vasfını haiz olmamakla kefilin sorumluluğu adi kefalet hükümlerine tabi olup asıl borçluya karşı tüm tahsil imkanları tüketilmeden kefile yönelinemez. Mahkemece bu husus gözetilerek davalı ... yönünden erken açılmış davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalının da sorumluluğunu gerektirir şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
    3- Asıl davaya konu takipte zamanaşımına uğramış senedin vade tarihinden itibaren işletildiği anlaşılan 29.740,07 TL işlemiş faiz yönünden ise, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının davalı şirketi takipten önce usule uygun şekilde temerrüde düşürdüğü iddia olunmadığından, bir borçlunun ancak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğine ilişkin genel kaide gözetilerek ancak takip tarihinden itibaren faiz istenebileceği, buna ek olarak faizin KDV sinin istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gözetilmeliyken, itirazın iptali ve takibin devamı denilmek suretiyle bu kalemlerin de tahsilini sağlar şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
    4-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Yargılama makamları iddia ve savunmayı, taraflarca gösterilen delilleri gereği gibi incelemek ve ulaştıkları sonucu ikna edici bir gerekçeyle kararlarına yansıtmak zorundadırlar. Aksi bir durum adil bir yargılama yapıldığını göstermez. Mahkeme kararlarındaki gerekçesizlik Anayasa"nın 36. maddesinde tanımlanan "adil yargılanma hakkı"nın ihlalidir.6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince de; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı, belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. İncelenen mahkeme kararının davalının takas mahsup istemi ve karşı davası yönünden bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, gerekçesiz bir şekilde ve usulün 297 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
    Temyiz olunan hükmün 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onandığı karar düzeltme incelemesi ile anlaşıldığından onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı karşı davacılar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle Dairemizin 25.6.2015 tarih, 2014/29406 esas-2015/22095 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı karşı davacılar lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalılar-k.davacılara iadesine, 28/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi