13. Hukuk Dairesi 2015/37893 E. , 2016/2167 K.
"İçtihat Metni"... vekilleri avukat ... ile ... vd. vekilleri avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/11/2013 gün ve 2012/60-2013/434 sayılı hükmün Dairemizin 19/01/2015 tarih ve 2014/6082-2015/576 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalılardan 28.1.2008 tarihinden 29.8.2008 tarihine kadar toplamda 700.000,00 TL borç aldıklarını, karşılığında hesaba havale, çek verilmesi ve taşınmaz devri, davalıların teminat senedi dolayısıyla ödeme yapılması suretiyle bu borca ilişkin olarak ödeme yaptıklarını, davalıların verdiklerinden çok daha fazlasını bu şekilde tahsil ettiklerini savunarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fazla ödemenin 8.000,00 TL sinin davalılardan faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra talebini 700.000,00 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Davalılar, davacıların kendilerinden 700.000,00 TL borç aldıklarına yönelik kabullerinin ikrar mahiyetinde olup davacı tarafı bağladığını, bahsi geçen hukuki ilişkilerin bu alacakla ilgisinin bulunmadığını, davacıların bu alacaktan halen daha kendilerine 292.000,00 TL borçlu olduklarını savunarak davanın usulden ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıların toplamda 910.000,00 TL gönderdikleri davacıların 707.462,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafın bu borçla ilgili olarak fazladan ödeme yapıldığına ilişkin alacak iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 19.1.2015 tarih, 2014/6082 esas 2015/576 karar sayılı ilamı ile davacının tüm temyiz itirazları reddedilerek davalılar lehine vekalet ücretinin ıslah edilen miktar üzerinden hesaplanması gerektiği yönünde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dava, taraflar arasındaki borç ilişkisi nedeniyle fazla yapıldığı ileri sürülen ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Uyuşmazlıkta davacı, davalılarca kabul edilmeyen ödemelerinin bu alacağa mahsuben yapıldığını miktar itibariyle kesin delillerle ispatla mükelleftir. Mahkemece de bu yön üzerinde durularak davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, hüküm gerekçesinde davalıların toplamda 910.000,00 TL gönderdikleri davacıların, 707.462,00 TL ödeme yaptığı yönündeki tespitin dayanağı olan 21.5.2013 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki hukuki ilişkide dava konusu edilmeyen dönemde (22.11.2007 tarihinde) davalılarca gönderilen 210.00,00 TL de hesaplamada yer almıştır. Karar, bu haliyle gerekçesi itibariyle tereddüt uyandıracak mahiyettedir. Mahkemece, davaya konu edilmeyen kısımlar hariç olmak üzere açıklanan ispat kuralları çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirilip, neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu yönden bozulmasını, bozma nedenine göre de davalılarının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilememesini gerektirmekteyken, zuhulen Dairemizin 19.1.2015 tarih, 2014/6082 esas 2015/576 karar sayılı ilamı ile davacının tüm temyiz itirazları reddedilerek davalılar lehine vekalet ücretinin ıslah edilen miktar üzerinden hesaplanması gerektiği yönünde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olduğu karar düzeltme incelemesi ile anlaşılmış olduğundan, davacının bu yönden karar düzeltme isteğinin kabulü ile düzelterek onama kararının kaldırılarak hükmün yazılı şekilde inceleme yapılmak üzere bozulmasına karar verilmelidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacıların karar düzeltme isteklerinin yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle kabulü ile Dairemizin 19.1.2015 tarih, 2014/6082 esas 2015/576 karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince sair itirazların incelenmesine yer olmadığına, 28/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.