Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafça istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Dosya içeriğinde toplanan delillerden davaya konu muhtesatların üzerinde bulunduğu mülkiyeti Hazine’ye ait S… U… Köyünde bulunan 838 ve 848 parsel sayılı taşınmazların daha önce Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 01.05.1992 gün ve 17059 günlü oluru ile mesire yeri olarak kullanılmak üzere U… Köyü Tüzel Kişiliğine tahsis edildiği, köy tüzel kişiliğinin bu yeri üzerinde baraka, ahşap lokanta vs. gibi muhtesatlar yapıp çay bahçesi haline getirerek amacına aykırı kullanması üzerine aynı Bakanlığın 10.05.1999 gün ve 13597 sayılı oluru ile tahsisin iptal edildiği, tahsisin iptalinden önce köy tüzel kişiliğinin çay bahçesini 01.05.1991 başlangıç tarihli ve 19 yıl süreli noter onaylı yazılı kira sözleşmesi ile Hakkı’ya kiraladığı, O… Çay Bahçesi olarak işletilen taşınmazın kira bedellerinin ödenmemeye başlanması üzerine köy tüzel kişiliğinin Hakkı aleyhine Ekim 2005-Aralık 2007 tarihleri arasındaki dönem kirası ve işlemiş faizlerinden ibaret 1.644,38 TL bedelin tahsili için Sapanca İcra Müdürlüğü’nün 2008/1111 sayılı dosyasında icra takibine başladığı, Hakkı’nın tahsisin kaldırıldığı, taşınmaz üzerindeki muhtesatları da kendisinin yaptığı, bu nedenle kira istenemeyeceği gerekçesi ile takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine köy tüzel kişiliğinin Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/150 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, bu davanın yargılaması sırasında mahkemece verilen yetki üzerine de Hakkı tarafından köy tüzel kişiliği hasım gösterilerek görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin Hususi Şartlar başlıklı bölümünün 7. bendinde çay bahçelerine yapılan tüm ilave binaların köy tüzel kişiliği adına olacağı, kira sözleşmesinin sona ermesi halinde çatalından tabağına, sandalyesinden masasına kadar tüm mefruşatın köye bırakılacağı, kiracıların hiçbir hak talebinde bulunmayacağı yazılıdır. Noterce onaylı olması nedeniyle sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan kira sözleşmesindeki bu hükmün sözleşmenin tarafı olan ve sözleşme altında imzası bulunan davacıyı bağlayacağı, gerek sözleşme yapılırken mevcut olan ve gerekse sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde taşınmaz üzerinde yapılacak olan muhtesatların ve mefruşatların kime ait olacağı konusundaki uyuşmazlığın sözleşmenin bu hükmüne göre çözümlenmesi gerektiği, yazılı belge aksine bu konudaki uyuşmazlığın takdiri nitelikteki tanık ve diğer delillere dayanılarak çözümlenemeyeceği kuşkusuzdur. Sonradan tahsisin iptal edilmesi veya kira sözleşmesinin sona ermiş olması bu olguyu değiştirmez.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin ödenen temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 07.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.