3. Hukuk Dairesi 2014/21748 E. , 2015/4377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2014
NUMARASI : 2013/484-2014/328
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı şirket yönünden reddine diğer davalılar yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar T.. Ü.. ve E.. Ü.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalılardan T.. Ü.. ve E.. Ü.."ın diğer davalı M.. A.. aleyhine başlattıkları icra takibi sırasında, müvekkili olan şirketin adresinde menkul haczi yapıldığını, müvekkilinin ticari itibar kaybına uğramamak amacıyla ihtirazı kayıtla dosya borcunu ödediğini, müvekkili ve davalılar Tuncay ve Erdal tarafından karşılıklı istihkak davalarının açıldığını, davalılar tarafından açılan dava reddedilerek kesinleştiğini, asıl borçlunun davalı .. İnşaat şirketi olduğunu iddia ederek, icra dosyasına yatırılan 14.155TL"nin 22.10.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan E.. Ü.. cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin kendi adresi olan Sinop/Türkeli Mahkemeleri olduğunu, davacının bu davada husumet sıfatı bulunmadığını zira davaya konu bedele ilişkin tahsilatın yapıldığı tarihte davalı .. İnşaat Şirteki ile davacı şirketin birleştiğini, davacının diğer şirketin borçlarından da sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermedikleri görülmektedir.
Mahkemece; icra dosyasında 3.kişi konumunda olan davacı şirketin icra tehdidi altında borcu olmayan 14.156,94 TL"yi icra dosyasına yatırdıkları ve davalıların bu parayı tahsil ettiği anlaşılmakla sebepsiz zenginleşen davalıların bu bedeli davacı tarafa ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan T.. Ü.. ve E.. Ü.. tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 04.12.2012 tarih 2012/20138E-24997K sayılı ilamı ile mahkemece verilen hüküm; ""Somut olayda, davalı süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğuna göre, mahkemece öncelikle zamanaşımı def’inin incelenmesi ve bu konuda bir karar verildikten sonra işin esasının ele alınması gerekirken, davalının zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden bu yöne ilişkin kararın bozulması gerekmiştir."" gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; Davalı M.. A.. yönünden davanın HMK. 115/2.md.si uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar T.. Ü.. ve E.. Ü.. yönünden ise davanın kabulü ile 14.155,00-TL alacağın ödeme tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Tuncay ve Erdal tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Somut olayda, bozma ilamından önceki kararda davalı M.. A.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Şirket tarafından hüküm temyiz edilmemiş ve Dairemizin 04.12.2012 tarih 2012/20138E-24997K sayılı ilamında da bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. O halde davalılardan M.. A.. yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkemece bozma ilamından sonra verilen hükümle davalılardan M.. A.. yönünden davada pasif husumeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
818 sayılı BK"nun 61. maddesinin 1. cümlesine göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına zenginleşen kimse, onu geri vermek zorundadır (6098 sayılı TBK"nun 77.md).
Somut olayda davacı; davalı M.. A.. borcunu diğer davalılar Tuncay ve Erdal"a ödemiştir. Bu durum karşısında sebepsiz zenginleşen davalılardan Tuncay ve Erdal değil diğer davalı M.. A.."dir. Davalı Tuncay ve Erdal"ın herhangi bir sebepsiz zenginleşmesi bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus nazara alınarak, davanın bu davalılar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.