6. Hukuk Dairesi 2015/11728 E. , 2016/1779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. .. geldi, davacı vekili gelmedi. Hazır olan vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine ilişkin ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine verilen son kararda davanın kabulüne,taleple bağlı kalınarak 247.993,01 TL nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı kiralayan vekili, dava dilekçesinde,davalı tarafın davacı ..."nin kiracısı olup, otopark işi ile iştigal ettiğini, 2002 yılından itibaren kira bedellerinin ödenmediğini, ancak otopark olarak taşınmazı kullanmaya devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 247.993,01 TL nin 6183 sayılı yasanın 51.maddesi gereğince faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde, davacının yaptığı 07.12.2002 günlü ihale sonucu davalının açık otoparkı yıllık KDV dahil 14.000 TL bedelle 25.1.2002 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını,davalının edimlerini yerine getirmesine karşılık ihale edilen açık otopark alanının kendisine tesliminin yapılmadığını,davalının sözleşme gereğince bu yeri otopark alanı olarak kullanmasının başlangıçtan beri mümkün olmadığını, zira gerek ... İş Merkezinin sakinleri, gerekse taşınmaza cephesi olan komşu bina sakinleri tarafından otopark kullanım hakkının kendilerine ait olduğu gerekçesiyle engellendiğini ve belediye tarafından bu yerin kullanım haklarının kendilerine satıldığına dair belgeleri sunduklarını, bunun üzerine davalının 17.04.2002 tarihli dilekçe ile belediyeye başvurarak durumu bildirdiğini, buna rağmen belediyenin sessiz kaldığını, davalının bu nedenle sözleşmeyi geriye dönük olarak feshettiğini, fesih nedeniyle ödemiş olduğu toplam 5.327 TL kiranın kendilerine iadesi gerektiğini, davanın ve sözleşmenin yürürlükte olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere davacı idarenin taleplerinin afaki olup, kendilerini bağlamadığını, davacının olsa olsa yıllık 14.000 TL" den kira isteyebilecekken her yıl farklı bir kira üzerinden hesap yaptığını,6183 sayılı yasanın 1.maddesi gereğince faiz hesabı yapılmasını kabul etmediklerini,akitten kaynaklanan ilişkilerde 6183 sayılı yasanın uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuş, Mahkemece, "...sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin ilk kararının davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce 4.5.2010 tarihli ilam ile "...yargılama sırasında davacı tarafından dosyaya sunulan 20.03.2007 tarihli otopark fişinden taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı tespit edildiği gibi taraflar arasındaki 25.01.2002 tarihli sözleşmenin ifa imkansızlığı sebebiyle feshedildiğine dair
herhangi bir ihtar gönderildiği veya bu yönde dava açıldığı da iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinden ya da hükümsüz olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle de mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değil..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, davalı tarafın karar düzeltme talebinin dairemizce reddedildiği, Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen son kararda davanın kabulüne,taleple bağlı kalınarak 247.993,01 TL nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle Belediyeye, 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdarelerine ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Olayımızda: davaya konu Yerebakan işmerkezi önündeki açık alanın açık otopark olarak 25.12.2001 tarihinde 2886 sayılı yasanın 45.maddesi gereğince açık teklif usulüyle kiraya verildiği, taraflar arasında 25.1.2002 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, Dairemizin mahkemece uyulmasına karar verilen Bozma ilamı ile davalı kiracı tarafından dava konusu kiralanan otoparkın dava tarihi itibariyle kullanılmaya devam edildiğinin kesinleştiği, davacı tarafça 2002 ile dava tarihi olan 2007 yılları arasındaki ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ile davacı ... Belediyesi arasındaki kira ilişkisi 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre kurulmuş olup, kiralanan(açık otopark), niteliği itibariyle Türk Borçlar Kanunu"nun adi kira hükümlerine tabi olup 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 327. (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu"nun 263. ) maddesi gereğince sözleşmede açık ya da örtülü biçimde bir süre belirlenmiş ise, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar bu durumda açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Dosyada mevcut belgelerden taraflarca sözleşmenin feshine yada devamına ilişkin bir ihtar olmadığına göre kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmüştür.Ancak belediyeler 13.07.2005 tarihinde 2886 sayılı yasa kapsamına alındığına göre 13.07.2005 tarihine kadar olan süre için davalı kiracının dayanak kira sözleşmelerinde artış şartı da düzenlenmediğine göre sözleşmede kararlaştırılan yıllık 14.000 TL üzerinden kira parasından sorumlu olduğu,13.07.2005 tarihinden itibaren ise kira sözleşmesinin sona erdiğinin ve davalının artık fuzuli şagil olduğunun kabulü ile 13.07.2005 tarihinden sonraki davalı kullanımı için davacı Belediyenin ancak ecrimisil isteyebileceğinin kabulü gerekir.Mahkemece,bu hususlar üzerinde durularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre,davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.350.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.