23. Hukuk Dairesi 2015/2152 E. , 2016/3758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-... 2-... 3-...
Vekilleri Av. ... 4-.....
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin ayrıca davalılarla birlikte taşınmazda hissedar olan dava dışı ... hissesini satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, müvekkilinin bu hakkını 40.000,00 TL ödenmek koşulu ile davalılara devrettiğini ancak parasını alamadığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca davalılara 2 adet 2 oda 1 salondan oluşan 65 m² daire tipi büro vermeyi taahhüt ettiğini, ancak dairelerin 3 oda bir salona dönüştürüldüğünü, bu fark için davalıların 50.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, inşaatın sözleşmeye uygun şekilde hazır edilmesine rağmen davalıların dairelerini teslim almaktan kaçınmaları nedeniyle müvekkilinin munzam zararı doğduğunu ileri sürerek, arsa bedelinden şimdilik 5.000,00 TL"sinin, dairelerin büyük yapılmasından dolayı şimdilik 5.000,00 TL"sinin, teslim alınmayan iki daire için kira bedelinden şimdilik 5.000,00 TL"sinin faizleri ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, müvekkileri ile davacı arasında yapılan sözleşme gereği belediyeden 60 m²"lik imar parseli oluşturulması halinde iki dairenin, 60 m² üzerinde imar izni çıkması durumunda her 30 m² için artı daire vermesinin kararlaştırıldığını, davacı yüklenicinin müvekkillerine ait 66 m² taşınmaz kullandığını bu nedenle büyük daire inşa ettiğini, müvekkillerinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmenin aksine üç odalı daireler yaptığı bu nedenle talep edebileceği tazminatın 22.360,00 TL olduğu, bağımsız bölümlerin arsa maliklerince teslim alınmaması nedeniyle yüklenicinin zararının oluşmayacağı, diğer arsa malikleri ile aktedilen sözleşme gereği ödenen bedelin davalı arsa maliklerinden talep etme olanağı bulunmadığı, davalılardan Mehmet hakkındaki davadan vazgeçildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz"in ..... Sayılı kararı ile, bir kısım davalılar vekili tarafından da arsa sahiplerine ait 66 m²"lik alanı kullanılması nedeniyle büyük dairenin inşa edildiği savunulduğundan, sözleşmenin ilgili hükmü ve davalılar vekilinin bu husustaki savunması da gözetilerek, gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınacak, gerekçeli, denetime elverişli bilirkişi raporundan sonra sonuca varılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama .../...
S.2.
sonucu, davacı yüklenicinin arsa sahiplerine ait 66 m2 "lik alanı kullanması nedeni ile büyük daire inşa edilmediği, inşa edilen dairelerin yapım maliyet farkının 22.360,00 TL olduğu gerekçesi ile bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı ..., davalı ..., ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak ve tazminat istemlerine ilişkin olup; davacı vekili dava dilekçesinde şimdilik 3.750 TL"nin tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, yukarıda açıklandığı üzere, Dairemizce 04.09.2013 tarihinde esasa ilişkin olarak bozulmuş olup, bozma sonrası yapılan inceleme sonucu belirlenen alacak miktarı yönünden davacı vekili tarafından 03.07.2014 tarihinde ıslah yapılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1948 tarih .... sayılı kararları uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılabilmesi mümkün değildir. Buna göre mahkemece, dava dilekçesindeki miktar dikkate alınarak Dairemiz bozma ilamında belirtilen ilkeler gereği alacağa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, anılan davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.