Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/11655
Karar No: 2016/1775
Karar Tarihi: 08.03.2016

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/11655 Esas 2016/1775 Karar Sayılı İlamı

6. Hukuk Dairesi         2015/11655 E.  ,  2016/1775 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

    Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... geldi, davalı vekili gelmedi, hazır bulanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Dava,kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ilişkin ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine verilen son kararda davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2012/21750 Esas sayılı takip dosyasındaki takip asıl alacağına ve ferilerine yapılan itirazın iptali davasının reddine,TBK 100 maddesine göre ödemelerin icra dosyasına geç bildirilmesinden dolayı davacının ortaya çıkan 6.406,02 TL zararının davacının icra dosyasına borçlarını ödediği tarihten itibaren kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
    Somut olayda; Davacı vekili,dava dilekçesinde,davacının davalıya ait işyerini 1.1.2008 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını,1.1.2011 den itibaren kira artış oranı hususunda anlaşmazlık çıktığını,davalı kiralayanın davacı hakkında ödenmeyen kiraların tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü"nün 2011/4754 esas sayılı dosyasında takip başlattığını,davacı tarafından davalı hesabına yapılan ödemelerin davalı tarafça icra dosyasına bildirilmediğini,böylece icra mahsupları yapılmadığını,temerrüt faizi işlemeye devam ettiğini,davalının ....İcra Mahkemesinin 2011/645 Esas sayılı dosyasında itirazın kaldırılmasına karar verildiğini ve davacının ödemelerinden sadece icra dosyasına yaptığı 3.500 TL mahsup edilip bakiye 147.717,32 TL nin tahsilinin istendiğini, dosya kapak hesabında gözüken ve davacı tarafından ödenen 150.707,44 TL den davacı ödemelerinin mahsup edilmemesi nedeniyle yapılan bu fazla ödemelerin tahsili için davacının,davalı kiralayan hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2012/21750 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını,davalı itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline,takibin devamına ve % 40 oranında icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,davacı hakkında başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2011/4754 Esas sayılı dosyasında tahsilatlar yapıldığını, bu dosya infaz edilirken davacının dosyaya sunduğu dekontların(davacının haricen davalı hesabına yatırdığı ödemelere ilişkin) baz alındığını, mükerrer tahsilat olmadığını,icra dosyasında ödemelerin mahsup edilerek karar verildiğini belirterek davanın reddine ve % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuş,Mahkemece,13.2.2014 tarihli ilk kararda davanın reddine karar verilmiş,redde ilişkin ilk kararın temyizi üzerine Dairemizin 17.6.2014 tarih ve 2014/5081-7945 sayılı ilamı ile “... Mahkemece bilirkişi raporu çerçevesinde davanın reddine karar verilmiş ise de davacının 2011 yılı içinde takip konusu edilen aylar kirası ait olduğu ay içinde kısmen de olsa ödenmiş, bu ödemeler davalı tarafından ancak hakkında icra takibi yapılmasından sonra harici ödeme olarak icra dosyasına bildirilmiştir. Bu durum icra dosyasında gereksiz faiz işlemesine yol açtığı gibi, davalı tarafından yapılan ödemeler hakkında yapılan icra takibinden ve açılan işbu davadan önce icra dosyasına bildirilmediğinden ve kira borcu icra dosyası üzerinden cebren tahsil edileceğinden süreç içinde davacının yapmış olduğu ödemeler mükerrer ödeme niteliğindedir. O halde mahkemece davacı tarafından yapılan kira ödemelerinin icra dosyasına geç bildirilmesinden dolayı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 100. (Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu"nun 84.) maddesine göre davacı zararının olup olmadığının konusunda uzman bilirkişi marifeti ile tespit ettirilerek, böyle bir zararın varlığının saptanması halinde, bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,davalı vekilinin karar düzeltme talebinin dairemizce reddi üzerine Mahkemece bozma ilamına 17.9.2015 tarihli son kararda davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2012/21750 Esas sayılı takip dosyasındaki takip asıl alacağına ve ferilerine yapılan itirazın iptali davasının reddine,TBK 100 maddesine göre ödemelerin icra dosyasına geç bildirilmesinden dolayı davacının ortaya çıkan 6.406,02 TL zararının davacının icra dosyasına borçlarını ödediği tarihten itibaren kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
    Dava,itirazın iptali istemine ilişkin olup alacağın tahsiline ilişkin bir dava değildir. Mahkemece,Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra verilen 17.9.2015 tarihli son kararda “ ...ödemelerin icra dosyasına geç bildirilmesinden dolayı davacının 6.406,02 TL "lik zararının olduğu bilirkişilerce hesaplandığından, bu miktar kadar zararı olduğundan itirazlarının iptaline karar vermek gerekir ise de davacının meydana gelen bu zararının davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı...” gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine,davacının ortaya çıkan 6.406,02 TL zararının davacının icra dosyasına borçlarını ödediği tarihten itibaren kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de hükmün gerekçesinin kendi içinde çelişki yarattığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesi gereğince,karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalı, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Mahkemece, davacı kiracının hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle yaptığı harici ödemelerin icra dosyasına geç bildirilmesi nedeniyle davacı tarafın 6.406,02 TL zararı olduğu tespit edildiğine göre bu miktar(6.406,02 TL) üzerinden itirazın iptaline,takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde,itirazın iptali talebinin reddine,ortada bir alacak davası olmamasına rağmen 6.406,02 TL alacağın davalıdan tahsiline şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Ayrıca,takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İİK.nun 67/2.maddesine göre, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %20"dan aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir. Öğretide icra inkar tazminatı olarak nitelendirilen bu tazminatın amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. İtirazın iptali davası olarak açılan bu davada, davacı lehine icra tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haklılığı yanında davalı borçlunun da borçlu olduğu miktarı bilerek(kötüniyetli olarak) itirazda bulunduğunun da ispat edilmesi gerekir. Davalı kiralayan,iş bu davanın konusu olan davacı hakkında başlatılan icra takibi üzerine davacı kiracının harici ödemelerini bilebilecek durumda olup,bu ödemeleri icra dosyasına da geç bildirdiğine göre itirazının kötüniyetli olduğunun kabulü ile davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden %20 icra tazminatı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacı tarafın icra tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.350.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi