Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1227
Karar No: 2019/3195
Karar Tarihi: 08.04.2019

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/1227 Esas 2019/3195 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, sigortalılık başlangıç tarihini 01.09.1988 olarak iddia etmiştir. Mahkeme işe giriş bildirgesinin bulunduğunu ve davacı tanıklarının beyanlarını göz önünde bulundurarak bu iddiayı kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, fiili çalışmanın kanıtlanamamış olması nedeniyle mahkemenin eksik inceleme yaptığı ve hüküm kurduğu sonucuna vardı. 506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcının belirlenmesi için işe giriş bildirgesinin yanı sıra fiili çalışmanın da kanıtlanması gerektiğine vurgu yapılmıştır. İşe giriş bildirgesinin varlığı sadece işe alınmanın göstergesi olarak kabul edilemez. Sigortalılığın başlangıcının tespitine yönelik her dava, sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Özellikle yaşlılık aylığı için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında eşitsizlik yaratmamak için, mahkeme dosyadaki tüm delilleri değerlendirerek fiili çalışmanın varlığını resen belirlemelidir. Kanun maddeleri: 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi, 506 sayılı Kanunun 2. maddesi, 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesi, Anayasamızın 60. maddesi.
10. Hukuk Dairesi         2019/1227 E.  ,  2019/3195 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    KARAR

    Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1988 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
    Dava konusu somut olayda mahkemece, 01.09.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı ve dinlenen davacı tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin YHGK’nun 01.06.2011 günlü ... E -2011/366 K sayılı, 21.09.2011 günlü ve 2011/527 E–2011/552 K sayılı ilamları gözetildiğinde eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    YHGK’nun belirtilen ilamlarında da bahsedildiği üzere, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanunun 2. maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
    Bu nedenledir ki, somut olayda uyuşmazlık fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de, fiili çalışmanın varlığının ortaya koyulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında, adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve Anayasa’nın 60. maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği bu tür davalarda, hâkim, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını resen belirlemelidir.
    Bunun için de bu tür davalarda, işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, işyeri çalışanları saptanmalı ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmalıdır.
    Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;bozma gereği olarak işyerine ait kayıt ve belgeler ve bodroların Van İl SGK Müdürlüğünden talep edildiği, bozma öncesinde olduğu şekilde işyerinin bölgelerinde olmaması sebebiyle gönderilemediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, işyeri bildirgesi veya işe giriş bildirgesinin verildiği tarih itibariyle, 61.04 kodlu işyerlerinin hangi il bölgesinde olduğu Kurumdan sorularak işyeri kayıtları ve işyerinden verilen dönem bodroları o il SGK İl Müdürlüğünden temin edilerek bodro tanıkları dinlenilmeli ve tüm dosya kapsamındaki deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
    Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi