4. Ceza Dairesi 2020/20519 E. , 2020/12566 K.
"İçtihat Metni"KARAR
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/08/2019 tarihli ve 2017/652 soruşturma, 2019/1302 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ardahan Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1182 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüphelilerden ..."ın, diğer şüpheli ..."ın torunu olduğu ve ... adına kayıtlı bulunan ... numaralı telefon hattını kullandığı, bahse konu hat üzerinden müştekiye yönelik olarak hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, dosyada mevcut mesaj görüntülerinden de anlaşılacağı üzere şüphelinin müştekiye yönelik; "insan taciri, şerefsizmisiniz" şeklinde mesajlar gönderdiği, yine şüphelinin Bahçelievler İzzet Baysal Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu 21/06/2019 tarihli ifadesinde, müşteki ile aralarında daha önce dava bulunduğunu ve ayrıntılı beyanını Cumhuriyet Başsavcılığında vermek istediğini belirtmesine rağmen beyanına başvurulmadığı gibi, şüpheli tarafından söylendiği iddia olunan sözleri kimsenin duymadığı şeklindeki dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile karar verildiği anlaşılmakla, gerektiğinde bilgisine başvurulan şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığınca dinlenmesi, beyanında ısrarcı olması halinde bu defa toplanan delillerin atılı suçtan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve atılı hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı nazara alınarak öncelikle dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edilmesi, tarafların uzlaşamaması halinde ise bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması cihetiyle kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın şüpheli ... bakımından belirtilen hususlar yönünden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I- Olay:
Müştekinin, 08/03/2017 havale tarihli dilekçesi ile ... numaralı telefon hattı kullanıcısının kendisine hakaret ve tehdit içerikli mesaj gönderdiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma başlatıldığı, şüphelinin kolluk tarafından alınan ifadesinde, suç işlediğini düşünmediğini savunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca, şikayet hakkında, BTK’dan iletişim içeriğinin gönderilmeyeceği, müştekinin tehdit iddialarına da başkaca delil olmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazı incelemekle yetkili ve görevli Ardahan Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine dair karar verildiği, merci kararının bozulması talepli kanun yararına bozulması talebinde bulunulmuştur.
II- Hukuksal Değerlendirme:
CMK"nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."" 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK"nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK"nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada; müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin ifadesini Cumhuriyet başsavcılığında vermeyi talep etmesi nedeni ile ifadesinin Cumhuriyet savcısı tarafından alınması, ekran çıktısı olan görüntülerin bulunduğu telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre şüpheli ...’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1182 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 19/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.