13. Ceza Dairesi 2017/448 E. , 2018/5218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
"Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle;
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay"ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
İncelenen dosya kapsamından;
22. Ceza Dairesinin 23.05.2016 tarih, 2015/24996 esas 2016/8628 karar sayılı kararı ile 15.05.2014 tarihli ilk hükmün; "Dosyanın sanığının hırsızlığa konu malı daha önce bu suçu işlediği anlaşılan ..."a karşı işlediği ve suç tarihinin 17.12.2013 olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan, karar verilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece müşteki adına Yargıtay bozma ilamına diyeceklerinin sorulması için talimat yazılmasına ve suça sürüklenen çocuğun duruşma günü hazır edilmeleri için yazı yazılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun beyanları alındıktan sonra verilen karar ile ""5395 sayılı yasanın 35. maddesi;
"Madde 35 - (1)Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet Savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.
(2)Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir.
(3)Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklindedir.
Mahkememizce suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi yapılan yargılama esnasında suça sürüklenen çocuk hakkında Alaşehir Devlet Hastanesi Uzman Doktoru tarafından düzenlenen 15.01.2014 tarihli adli raporda suça sürüklenen çocuğun motosiklet hırsızlığı suçu açısından farik ve mümeyyiz olduğunun belirtilmesi, 27.03.2014 tarihli oturumda bilirkişi olarak görev yapan Emine Yüksel huzurunda savunması alınan suça sürüklenen çocuk hakkında davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterli olduğunun belirtilmesi, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenmesi talep edilen sosyal inceleme raporunun çocuğun Ankara Cezaevinde bulunması nedeniyle düzenlenememiş olması ve bir önceki kararımızda da açıkça yazıldığı üzere suça sürüklenen çocuk hakkında Alaşehir ilçesinde benzer suçlardan birden fazla yargılamanın yapıldığı, bir kısmının derdest, bir kısmının ise temyiz aşamasında olduğu, halen soruşturması devam eden olayların bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığı suçlarını işlemekten çekinmediği, hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına uymadığı gerekçeleri ile sosyal inceleme raporunun alınmasına gerek görülmemiştir.
Mahkememizce sosyal inceleme yaptırılmaması üzerine 5395 sayılı yasanın 35/3 maddesi gereğince gerekçe açıkça karara yansıtılmıştır.
Ayrıca 5395 sayılı yasanın 35/1 maddesi "Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur." şeklindedir. Bu anlamda ilgili inceleme suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin takdirinde göz önünde bulundurulacaktır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre bozma öncesi yapılan yargılamada uzman doktor raporu, duruşmada dinlenen bilirkişi kanaati, suça sürüklenen çocuğun hakkında verilen benzer mahiyetteki kararlar göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği konusunda mahkememizde bir tereddüt hasıl olmadığından takdiri olarak değerlendirilmesi öngörülen sosyal inceleme raporunun alınması yargılamayı uzatacağından bu incelemeden vazgeçilmiş ve bu husus gerekçeye yansıtılarak mahkumiyet kararı tesis edilmiştir. Bu nedenle önceki kararımızın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bozma kararına direnilmiş ve suça sürüklenen çocuk hakkında kabul edilen maddi olaya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."" şeklinde gerekçeyle bozma ilamına direnilmesine karar verildiği, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçe ile ilk hükümdeki gibi karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle kurulan hüküm olduğundan yeni hüküm niteliğinde kabul edilmek suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Dosyanın sanığının hırsızlığa konu malı daha önce bu suçu işlediği anlaşılan ..."a karşı işlediği ve suç tarihinin 17.12.2013 olduğunun kabulü ve de zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğu görülerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan, karar verilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, başka yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/04/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.